Eda davası, davacının davalıdan belirli bir edimi (bir şeyi verme, yapma veya yapmama) mahkeme kararıyla yerine getirmesini talep ettiği dava türüdür.
- Eda Davası Nedir?
- Eda Davasının Özellikleri Nelerdir?
- Eda Davası Nasıl Açılır?
- Eda Davasında Zamanaşımı Süresi Ne Kadardır?
- Eda Davasında Verilebilecek Kararlar Nelerdir?
- Eda Davasının Türleri Nelerdir?
- Konuya İlişkin Yargıtay Kararı
- Avukatlık Vekalet Ücreti
- İlgili Yazılarımız
- Bizimle Nasıl İletişime Geçebilirsiniz?
Eda Davası Nedir?
Dava; hakkı ihlal edilen kişinin, hakkının korunması veya talep ettiği bir edimin yerine getirilmesi amacıyla, uyuşmazlığın çözümünü mahkemeden istemesidir. Dava yoluyla kişiler; alacak, tazminat, boşanma, tapu, velayet gibi özel hukuk veya ceza hukukuna ilişkin taleplerini yargı mercileri önüne taşır. Hukuk sisteminde dava, hak arama özgürlüğünün en temel araçlarından biri olup usulüne uygun açılan davalar sonucunda mahkemeler bağlayıcı ve icra edilebilir kararlar verir.
Eda davası ise; davacının davalıdan belirli bir edimi (bir şeyi verme, yapma veya yapmama) mahkeme kararıyla yerine getirmesini talep ettiği dava türüdür. Eda davasının temel amacı, davalının mevcut ve muaccel hale gelmiş bir borcu veya hukuki yükümlülüğü mahkeme kararıyla fiilen yerine getirmesini sağlamaktır. Davanın konusu, somut olaya göre farklılık gösterebilir.
Örneğin;
- Vadesi gelmiş bir para borcunun ödenmemesi halinde alacaklının borçluya karşı açtığı alacak davası
- Kira sözleşmesine aykırı davranılması nedeniyle kiralanan taşınmazın tahliyesinin talep edilmesi
- Sözleşme gereği yapılması gereken bir işin yerine getirilmemesi durumunda ifa davası açılması
Türk hukukunda eda davası, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 105. maddesinde düzenlenmiştir. Madde şu şekildedir:
– MADDE 105- (1) “Eda davası yoluyla mahkemeden, davalının, bir şeyi vermeye veya yapmaya yahut yapmamaya mahkûm edilmesi talep edilir.”
Eda Davasının Özellikleri Nelerdir?
- Eda davasında amaç, davalının mevcut ve muaccel hale gelmiş borcunun veya yükümlülüğünün ifasını sağlamaktır. Mahkeme kararına rağmen edim yerine getirilmezse, koşulları oluştuğu takdirde tazminat talep edilmesi de mümkündür.
- Eda davası sonucunda verilen kararlar icra kabiliyetine sahiptir. Davalı edimi kendiliğinden yerine getirmezse, karar cebri icra yoluyla uygulanabilir.
- Eda davaları, hem kişisel haklara (alacak, tazminat gibi) hem de ayni haklara (taşınmazın teslimi, tahliye gibi) ilişkin olarak açılabilir.
- Eda davası, diğer dava türlerinde olduğu gibi, talep edilen edimin ne olduğu, bu edimin hangi hukuki sebeplere dayandığı ve hangi delillerle ispatlandığının açıkça belirtildiği bir dava dilekçesi ile açılır. Görevli mahkeme ise davanın konusuna göre değişir (Asliye Hukuk, Asliye Ticaret, İş Mahkemesi vb.)
Eda Davası Nasıl Açılır?
Eda davası açılırken, usul hükümlerine uygun hareket edilmesi ve talebin açık, net ve icra edilebilir şekilde ortaya konulması oldukça önemlidir.
- Dava dilekçesinin usule uygun hazırlanması: Eda davası, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 119. maddesinde düzenlenen unsurları taşıyan bir dava dilekçesi ile açılır. Dilekçede; taraf bilgileri, davanın konusu, vakıaların özeti, hukuki sebepler, deliller ve sonuç-talep bölümü eksiksiz şekilde yer almalıdır. Usule aykırı veya eksik düzenlenen dilekçeler, davanın uzamasına ya da usulden reddine yol açabilir.
- Talep Sonucunun Açık ve Belirli Olması: Eda davalarında, davalıdan hangi edimin ifasının talep edildiği ve mahkemeden ne yönde bir karar verilmesinin istendiği, tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça belirtilmelidir. Talep sonucu kısmında; edimin türü, kapsamı ve mümkünse parasal değeri net olarak gösterilmelidir. Aksi hâlde, hükmün icrası aşamasında sorunlar ortaya çıkabilir.
- Hukuki Yarar Şartının Bulunması: Eda davası açılabilmesi için davacının hukuki yararının bulunması gereklidir. Davacı, hakkını başka bir yolla elde edebiliyorsa veya eda talebi henüz muaccel değilse, hukuki yararın bulunmadığı kabul edilebilir. Bu nedenle, eda davasının açıldığı tarihte borcun vadesinin gelmiş olması ve edimin ifa edilebilir durumda bulunması gerekir.
- Tespit Unsurunun Bulunması: Eda davası, niteliği gereği tespit unsuru da içeren bir dava türüdür. Mahkeme, edimin ifasına hükmetmeden önce, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin ve borcun varlığını tespit etmek durumundadır. Aksi takdirde, borcun varlığı veya kapsamı belirlenmeden edimin ifasına karar verilmesi mümkün değildir.
- Yargılama ve Karar Aşaması: Mahkeme, tarafların iddia ve savunmalarını, sunulan delilleri ve hukuki sebepleri değerlendirerek eda talebinin haklı olup olmadığını inceler. Davanın kabulü hâlinde verilen karar, doğrudan icra edilebilir nitelikte olup, davalı edimi kendiliğinden yerine getirmezse cebri icra yoluna başvurulabilir.
Eda Davasında Zamanaşımı Süresi Ne Kadardır?
Eda davalarında zaman aşımı süreleri talep edilen hakkın niteliğine göre değişiklik göstermektedir. Bu yüzden eda davalarına özgü tek bir zaman aşımı süresi bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkeme, zamanaşımı süresini davanın konusuna ve dayandığı kanun hükmüne göre değerlendirir. Zamanaşımı süresi dolmuş bir alacak bakımından hukuki yarar bulunmadığından, açılan eda davası reddedilebilir. Örneğin;
– Genel alacaklar için 10 yıl
– İşçi alacakları için 5 yıl (kıdem tazminatı gibi)
– Türk Borçlar Kanunu’ndan doğan alacaklarda ise talebin türüne göre 2 ve 10 yıl
Eda Davasında Verilebilecek Kararlar Nelerdir?
– Para borcunun veya tazminatın ödenmesine hükmedilmesi
– Davalıdan belirli bir edimin ifasının istenmesine ilişkin kararlar
– Hukuka aykırı bir müdahalenin önlenmesi veya durdurulması
– Kiracının kiralanan taşınmazı tahliye etmesine karar verilmesi
– Bir malın veya taşınmazın hak sahibine teslimi
– Eda davalarında verilecek kararlar dava konusu ve talepleri ile sınırlıdır. Bu yüzden o yüzden verilecek karalar somut olaylara göre değişiklikler gösterebilir.
– Ayrıca, uygulamada, itirazın iptali davaları da edimin yerine getirilmesini amaçladığından eda davası niteliğinde kabul edilmektedir.
– Bir davanın eda davası olup olmadığını, talep sonucuna bakılarak hakim tarafından resen değerlendirilir.
Eda Davasının Türleri Nelerdir?
Tam eda davası, alacaklının borçludan hiç yerine getirilmemiş veya eksik ifa edilmiş bir borcun tamamının mahkeme aracılığıyla ifasını talep ettiği dava türüdür. Bu davada alacak, edim veya yükümlülük bölünmeden bütünüyle talep edilir ve mahkeme, edimin tamamı hakkında hüküm kurar. Tam eda davası sonucunda verilen karar, kesin hüküm niteliği taşıyıp doğrudan icra edilebilir.
Kısmı eda davası ise, davacının bölünebilir nitelikteki bir alacağın veya edimin yalnızca belirli bir kısmının ifasını talep ederek açtığı dava türüdür. Bu davada davacı, alacağın tamamını değil, bir bölümünü konu edinir ve kalan kısım bakımından dava açma hakkını saklı tutar. Kısmi eda davası, özellikle alacağın tamamının miktarının tam olarak belirlenemediği veya harç yükünün azaltılmak istendiği durumlarda tercih edilir.
Konuya İlişkin Yargıtay Kararı
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi – E. 2012/2019, K. 2012/4137, T. 13.03.2012
“Dava, işverenin ödeme güçlüğüne düşmesi nedeniyle iş ilişkisinden kaynaklanan üç aylık ödenmeyen ücret alacaklarının ödenmesinde ücret garanti fonundan yararlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.”
“Tespit davası, bir hukuki ilişkinin tespitine yöneliktir.Tespit davası bir hukuki ilişkinin saptanmasına yönelik olmakla birlikte diğer davalarda olduğu gibi tespit davasında da hukuki yarar bulunması zorunludur.Ayrıca tespit davasının açılabilmesi için diğer bir şartda, henüz eda davasının açılabilmesi zamanı gelmemiş olmalıdır. Eğer o anda eda davası açılabilecekse tespit davası açılması için hukuki yararın bulunmadığı kabul edilir.”
“Somut olayda davacı, işverenin ödeme güçlüğüne düştüğünden bahisle ödenmeyen son üç aylık işçilik alacağının garanti ücret fonundan ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesi isteminde bulunmuştur. Davacının doğrudan eda davası açmasının önünde bir engel bulunmamaktadır.”
Avukatlık Vekalet Ücreti
Avukat vekalet ücreti, hakkınızda yürütülecek işlem ve dava üzerinden belirlenmektedir. Bilindiği üzere her yıl Türkiye Barolar Birliği tarafından hazırlanan “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi” yasalaşarak yürürlüğe girer. Görülen davalarda avukat vekalet ücreti, bu tarifede belirtilen ücretin altında bir tutar olarak belirlenemez, dolayısıyla her zaman sabit ve kesin değildir. Bununla birlikte Baro tarafından belirtilen asgari ücret tarifesinin üzerinde bir avukatlık ücreti belirlenmesi mümkün olabilir.
İlgili Yazılarımız
- İptal Davası
- Tam Yargı Davası
- Kamu Davası
- Ücret Alacağı Davaları
- Boşanma Davalarında Geçici Önlemler
- Ad ve Soyadı Değiştirme Davası
Bizimle Nasıl İletişime Geçebilirsiniz?
Her türlü avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri hakkında bilgi almak için 0545 588 0258 numarası üzerinden tarafımıza ulaşabilir, her türlü sorunuz için [email protected] adresine mail gönderebilirsiniz. Ücretli danışmanlık veya avukatlık hizmeti almak için tarafımız ile iletişime geçebilirsiniz. (Avukatlık Kanunu uyarınca ücretsiz danışmanlık ve bilgi verme hizmetimiz bulunmamaktadır.)
AV. İREM BİKE DEMİRHAN