Güvence hesabı, özellikle trafik kazaları gibi durumlarda zarar gören kişilerin, belirli şartlar altında zararlarının karşılanmasını sağlamak amacıyla oluşturulan bir fondur. Bu hesap, sigortasız araçlar veya tespit edilemeyen araçlar nedeniyle ortaya çıkan zararların giderilmesinde devreye girer.
Güvence Hesabı Nedir?
Trafik kazalarında zarar gören kişiler, kazaya sebep olan aracın tespit edilememesi, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırılmadan trafiğe çıkarılması ya da sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketinin iflas etmesi gibi hallerde sigorta teminatından yararlanamayabilir ve bu halde yalnızca haksız fiilden sorumlu kişiyle muhatap olmak zorunda kalabilirler. Bu tür durumlarda mağdurların korunması ve sigorta güvencesi kapsamına alınması amacıyla “Güvence Hesabı” kurumu oluşturulmuştur.
Kamusal nitelikte ayrı bir tüzel kişiliği olan Güvence Hesabı 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 14’üncü maddesi ile, kapsamında bulunan zorunlu sigortalara ilişkin olarak mevzuatta belirlenen koşulların oluşması halinde ortaya çıkan zararların, bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdinde kurulmuştur. Güvence hesabı ile sakatlık ve ölüm halinde, zarar görmüş kişilere ya da ölen kişinin maddi olarak desteğine ihtiyaç duyan kişilere tazminat ödenir.
Güvence Hesabının Kapsamı
Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası
19.07.2003 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu uyarınca poliçede belirtilen motorlu taşıtta seyahat eden yolcuların, duraklamalar da dahil olmak üzere, kalkış noktasından varış noktasına kadar geçecek süre içinde meydana gelecek bir kaza sonucu bedeni zarara uğraması halinde, sigortalının doğan sorumluluğunu, poliçede yazılı sigorta tutarlarına kadar temin eder.
Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza (Zorunlu Koltuk) Sigortası
25/02/2004 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 2004/6789 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının eki kararına göre 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu hükümleri çerçevesinde yolcu taşımacılığı yapan taşımacıların, yurtiçi ve uluslararası yolcu taşımalarında görevlendirecekleri sürücüler ile bunların yardımcılarının ve yolcuların taşımacılık hizmetinin başlangıcından bitimine kadar geçen seyahat süresi içinde maruz kalacakları her türlü kazaların neticelerine karşı ilgili Genel Şart çerçevesinde teminat altına alır. Güvence Hesabı bedeni zarardan sorumludur.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası
18/10/1983 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen mali sorumluluğu kapsar.
Tehlikeli Maddeler Zorunlu Sorumluluk Sigortası
2010/190 sayılı, 2001/2443 sayılı ve değişik 87/12028 sayılı Bakanlar Kurulu Kararlarıyla belirtilen tehlikeli maddelerle ilgili mesleki faaliyette bulunan gerçek ve tüzel kişilerin mesleki faaliyetleri dolayısıyla meydana gelen kaza neticesinde üçüncü kişilerin doğrudan doğruya uğrayacakları bedeni zararlara karşı sorumluluklarını, poliçede yazılı tutarlara kadar ilgili genel şartlar uyarınca temin eder.
Tüpgaz Zorunlu Sorumluluk Sigortası
20/12/1991 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 91/2481 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla (LPG) tüpleyen firmaların, doldurdukları veya doldurttukları ve yetkili bayileri vasıtasıyla veya doğrudan tüketiciye intikal ettirdikleri tüplerin kullanılmak üzere bulundurdukları yerlerde infilakı, gaz kaçırması, yangın çıkarması sonucu verecekleri bedeni zararlara karşı sorumluluklarını, poliçede yazılı tutarlara kadar ilgili genel şartlar uyarınca temin eder.
Maden Çalışanları Zorunlu Ferdi Kaza Sigortası
06/05/2015 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 26/01/2015 tarihli ve 2015/7249 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca yer altı ve yer üstü kömür madenciliği, kömürden gayri yer altı madenciliği faaliyetlerinde bulunan gerçek ve tüzel kişilerin istihdam ettikleri personelin söz konusu faaliyetlerin icrası esnasında meydana gelebilecek kazalar sonucu ölüm ve sakatlanma halinde sigortalının zararını poliçede yazılı tutarlara kadar teminat altına alır.
Motorlu Araçlarla İlgili Mesleki Faaliyette Bulunanlar İçin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası
27/10/1996 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 17/10/1996 tarihli ve 4199 Sayılı Kanun uyarınca 2918 Karayolları Trafik Kanunu’nun 104’üncü maddesinde yapılan değişiklik gereği; motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunan teşebbüslerin gözetim, onarım, bakım, alım-satım, araçta değişiklik yapılması amacı ile veya benzeri bir amaçla kendisine bırakılan motorlu araçların sebep olduğu zararları teminat altına alır.
Kapsamına giren sigorta türlerine ilişkin herhangi bir sigorta şirketinden düzenlenmiş bir poliçe var ise Güvence Hesabının sorumluluğundan bahsedilemez.
Güvence Hesabına Başvurulabilecek Haller
Güvence Hesabına başvurulabilecek haller, kanun koyucu tarafından 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.14 f.2’de belirtilmiştir. Bu maddeye göre;
- Sigortalının / kazaya neden olan aracın tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar: Bu durumda Güvence Hesabının, yalnızca zarar görenlerin bedensel zararları için sorumluluğu doğmakta olup, araca/eşyaya ilişkin zararlardan sorumlu tutulamaz. Birden çok motorlu aracın katıldığı trafik kazalarında, sigortalılardan sadece birisinin tespit edilememesi durumunda dahi zararın müştereken ve müteselsilen sorumluluk esasına göre karşılanması gereğince Güvence Hesabının sorumluluğu da söz konusu olacaktır.
- Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar: Bu durumda zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırılmadan trafiğe çıkarılan bir aracın sebep olduğu kazalarda, zarar gören kişiler uğradıkları bedensel zararların tazminini Güvence Hesabından talep edebilirler. Birden fazla motorlu aracın karıştığı trafik kazalarında, araçlardan yalnızca birinin zorunlu sorumluluk sigortasının bulunmaması halinde dahi, zarar gören kişi doğrudan Güvence Hesabına başvurma hakkına sahiptir. Sigorta yaptırmamış araç işleteninin ve diğer sorumluların zarar görene karşı sorumluluğu ise Güvence Hesabının sorumluluğuyla birlikte devam eder. Zarar görenin, öncelikle işleten veya diğer sorumlular hakkında takibe girişmesi zorunlu olmayıp, doğrudan Güvence Hesabına başvurarak zararının karşılanmasını talep etmesi mümkündür
- Sigorta şirketinin malî bünye zaafiyeti nedeniyle sürekli olarak bütün branşlarda ruhsatlarının iptal edilmesi ya da iflası halinde ödemekle yükümlü olduğu maddî ve bedensel zararlar: bu halde trafik kazasında zarar görenler, diğer hallerden farklı olarak hem bedeni hem de araç ve diğer eşya hasarlarına ilişkin zararlarının karşılanmasını Güvence Hesabından isteyebilir. Birden fazla motorlu aracın karıştığı trafik kazalarında, kazaya katılan araçlardan birinin sigortacısının iflas etmiş olması halinde de zarar görenin Güvence Hesabına başvurma hakkı bulunmaktadır. Bu durumda zarar gören, işleteni veya sigortacıyı öncelikle takip etmek zorunda olmaksızın, doğrudan doğruya Güvence Hesabına başvurarak zararının karşılanmasını isteyebilir.
- Çalınmış veya gasp edilmiş bir aracın karıştığı kazada, Karayolları Trafik Kanunu uyarınca işletenin sorumlu tutulmadığı hallerde, kişiye gelen bedensel zararlar: Bu durumda zorunlu sorumluluk sigortacısı da zarardan sorumlu tutulamaz. Sigorta güvencesinden faydalanamayan zarar görenler, ancak bedeni zararlarının tazmini için Güvence Hesabına başvurabilirler. Zarar gören, doğrudan doğruya Güvence Hesabına müracaat edebilir.
- Yeşil Kart Sigortası uygulamaları için faaliyet gösteren Türkiye Motorlu Taşıt Bürosunca yapılacak ödemeler: Bu kapsamda, Türkiye sınırları içinde meydana gelen zararlar nedeniyle Motorlu Taşıt Bürosu tarafından sonuçlandırılan hasar dosyalarına ilişkin tazminat ödemelerinin yapılabilmesi amacıyla, Büro tarafından da Güvence Hesabına başvurulması mümkündür.
- Güvence Hesabı Yönetmeliği m.9/1-c uyarınca Güvence Hesabına başvurulabilecek hallere ilişkin bir durum daha düzenlenmiştir; Zorunlu Sigorta Teminat Limitleri İle Sigorta Poliçesinde Belirtilen Teminat Arasında Fark Olması: Güvence Hesabı Yönetmeliği m.9/1-c uyarınca, sigorta süresi içinde ilgili Bakanlık tarafından Tarife’de değişiklik yapılarak zorunlu mali sorumluluk sigortası teminat limitlerinin artırılması ve sigortalının bu artışa ilişkin zeyilname yani ek poliçe düzenletip ek prim ödememesi halinde, meydana gelen trafik kazasında zarar görenin bedensel zararları Güvence Hesabı teminatı kapsamında karşılanır. Ancak bu durumda Güvence Hesabının sorumluluğu, artırılmış yeni teminat limitinin tamamı üzerinden değil; poliçede yer alan mevcut teminat limiti ile yürürlükteki zorunlu sigorta teminat limiti arasındaki fark tutarı ile sınırlıdır.
Güvence Hesabına Başvurulamayacak Haller
Güvence Hesabına hangi hallerde başvurulamayacağına ilişkin kanunda herhangi bir düzenleme yer almamaktadır. Ancak yönetmelikten faydalanarak;
- Bireyin yaşamış olduğu manevi zararlar,
- Motorlu aracın çalınması sonucunda, motorlu aracı çalan kişi ya da kişilerin oluşturduğu araç sürücüsü ya da araç içinde bulunan yolcu zararları,
- Yaşanan kaza sonucunda aracı işletenden dolayı ya da araç sürücüsünden kaynaklı oluşmuş zararlar,
- Bireyin yaşamış olduğu bedensel zararları haricindeki yaşamış olduğu maddi zararlar (güvence hesabının sorumluluğunu üstlenmiş olduğu, sigorta şirketinin iflası, ruhsat iptali vb. durumlar dışında),
- Aracın işleteni tarafından talep edilen tazminat,
- Motorlu araçların yarışlara katılması fakat yarış için elinde bulundurması gereken sigortanın elinde olmaması sonucunda bireylerde oluşan fiziksel zararlar,
- Motorlu bisikletlerin sebep olduğu kazaların sonucunda bireylerde oluşan fiziksel zararlar,
- Hastalık sigortası ve kaza sigortası için bireylere sigorta uygulamalarını yapan şirketlerin rücu talepleri,
- Motorlu araçlar ile alakalı mesleki faaliyet yürüten bireylere motorlu aracın bırakılması sırasında bireylerde meydana gelen fiziksel zararlar,
- Motorlu aracı işleten bireyin fiillerinden sorumlu tutmuş olduğu diğer bireylere karşı uyguladığı zararların güvence hesabı kapsamı dışında kaldığı söylenebilir.
Güvence Hesabına Başvuru
Kimler Başvurabilir:
-Trafik kazasında zarar gören kişiler ( yukarıda bahsedilen şartları taşıması koşuluyla)
-Üçüncü kişiler
-Sürücü ve yardımcıları ( mal zararları dışındaki can zararları için)
-İşletenin eşi, çocukları ve yakınları (mal zararları dışındaki can zararları için)
-Hatır için taşınanlar
Başvuru Sırasında İstenen Belgeler
- Başvuru Destekten Yoksun Kalma Tazminatına İlişkin İse;
-Vekaletname (Vekil ile başvuru halinde)
-Kişisel veri rıza beyanı
-Kaza tespit tutanağı, ifade tutanakları, varsa bilirkişi raporu, keşif zaptı
-Veraset ilamı
-Güncel vukuatlı nüfus kayıt örneği
-Ölüm belgesi ve ölü muayene otopsi raporu
-Ölen kişiye ait kaza tarihi itibarıyla son gelir durum belgesi
-Olayın mahkemeye taşınması halinde mahkeme kararı
-Ölenin gelir durumunu ve desteklik ilişkisini gösteren belge,
-Kazanın, ölüm olayıyla illiyet bağını kanıtlayan diğer belgeler.
-Hak sahibine SGK’dan gelir bağlandığı durumda, bağlanan gelir ile bağlama kararının peşin değerini gösteren belge, - Başvuru Sakatlık Tazminatına İlişkin İse;
-Vekaletname (Vekil ile başvuru halinde)
-Kişisel veri rıza beyanı
-İfade tutanakları, varsa bilirkişi raporu, keşif zaptı
-Kaza tarihindeki yönetmeliğe göre düzenlenen sağlık kurul raporu
-Epikriz raporu
-Genel adli muayene raporu
-Tüm tetkik ve tedavilere ilişkin raporlar
-Mağdura ait güncel SGK hizmet dökümü belgesi ile varsa hesap tarihi itibarıyla son gelir durum belgesi
-Kaza tespit tutanağı resmi tasdikli sureti,
-Olayın mahkemeye taşınması halinde mahkeme kararı, - Sigortacılık Kanunu’nun 14’üncü Maddesinin İkinci Fıkrasının (c) Bendi Uyarınca Bedensel Zararlar Dışındaki Maddi Zararlar İçin İstenen Belgeler;
-Poliçe sureti
-Kaza tespit tutanağının resmi tasdikli sureti
-Eksper raporu
-Varsa mahkeme kararı sureti
-Hasar bedeli sigortalı tarafından ödenmiş ise ödeme ile ilgili belgelerin suretleri
-Kaza ile illiyeti gösteren diğer belgeler
Başvuru Süresi Ne Kadardır
Yaşanan olumsuz sonuçlar itibari ile hak sahibi bireylerin haklarını alabilmeleri ve güvence hesabı zamanaşımı yaşamamaları için birey tazminatı alacağı kişiyi ya da kişileri öğrendiği zamandan başlamak şartıyla 2 yıl ve öğrenilememiş olsa bile her halde 10 yıl geçmekle başvuru hakkı sona erer. Hak sahiplerinin bizzat yazılı bir biçimde veyahut taahhütlü mektup ile güvence hesabına başvurmaları gerekmektedir.
Güvence Hesabının Rücu Hakkı
Güvence hesabının rücu hakkı, hesabın sorumluluğu kapsamında yapmış olduğu ödemeyi zarar verenlerden talep ettiği halde geri alabilmesidir. Güvence hesabının sahip olduğu bu rücu hakkı, dava yoluyla ileri sürülebilmektedir.
Rücu Davası: Hesabın, şartlar oluştuğu takdirde iki yıllık zamanaşımı süresi içinde kazada zarar veren taraftan yaptığı ödemeyi geri almak için açtığı dava rücu davasıdır.
Rücu Şartları: Hesabın yaptığı ödemeler sebebiyle kimlere karşı rücu hakkına sahip olduğu düzenlenmiştir. Bunlar, yönetmeliğin rücû hakkının kullanılması başlıklı 16. maddesinde sayılı haldedir;
a) Zorunlu sigorta yaptırmayan veya geçerli teminat tutarları üzerinden zorunlu sigortaları yaptırmayan kişilere,
b) Sorumlunun sonradan belli olması halinde bu kişilere veya yükümlü sigorta şirketine,
c) Zarardan sorumlu kişilere veya yükümlü sigorta şirketine,
ç) 9 uncu maddenin birinci fıkrasının (ç) bendine göre yapılan ödemeler çerçevesinde yükümlü sigorta şirketine,( Sigorta şirketinin mali yetersizliği sebebiyle sürekli olarak tüm kategorilerde ruhsatlarının iptal edilmesi veya iflası halinde yapılan ödemeler çerçevesinde sorumlu sigorta şirketleri,)
d) 9 uncu maddenin ikinci fıkrasına göre yapılan ödemeler nedeniyle Büroya, (Yeşil Kart Sigortası ile Türkiye sınırları içinde meydana gelen zararlarda Motorlu Taşıt Bürosunca tekemmül ettirilen hasar dosyalarının tazminat ödemesi için Büronun başvurusu üzerine yapılan ödemeler nedeniyle Büro’dur.)
Sayılanlardan birinin varlığı halinde güvence hesabının rücu hakkı doğmaktadır.
Konuyla İlgili Örnek Yargıtay Kararları
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2019/3931 E. , 2020/4972 K. , 08.09.2020 Tarihli kararı
“Davacı vekili; ZMMS poliçesi bulunmayan traktörün, dava dışı sürücü kusuru neticesinde 21/09/2014 tarihinde yapmış olduğu tek taraflı trafik kazası sonucunda, traktörde yolcu olarak bulunan ve vekil edeninin eşi olan …’in hayatını kaybettiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 2.100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden işletilecek avans faizi ile birlikte Güvence Hesabından tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kabulü ile 110.637,74 TL tazminatın kaza tarihinden işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nce, tüm dosya kapsamına göre, …Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 21.06.2017 gün ve 2015/501 E ve 2017/464 K sayılı kararına karşı davalı tarafça yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile kararın kaldırılmasına ve hükmün HMK’nın 353/1-b,2 madde ve bendi uyarınca yeniden oluşturulmasına, davacının davasının kısmen kabulü ile 88.510,19 TL destekten yoksun kalma tazminatının 12/05/2015 olan dava tarihinden işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı … Hesabından alınarak davacı …’e verilmesine…”
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2010/4361 E. , 2011/2017K. , 08.03.2011 Tarihli kararı
“Dava dilekçesinde davacıların çocuğu küçük M….. U…….’a çarpan araç tespit edilemediğinden dava Güvence Hesabına yöneltilmiştir.
Mahkemece, Güvence hesabı olay tarihinden işleyecek yasal faiz ile sorumlu tutulmuştur. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 5684 sayılı yasanın 14. maddesi ve Güvence hesabı yönetmeliğinin 14 ve 15. maddesi gereğince, gerekli belgelerle birlikte güvence hesabına başvuru yapıldıktan sonra temerrüde düşeceğinden davalı güvence hesabı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü ancak bu tarihte, böyle bir başvuru olmadığı takdirde ise dava tarihinde doğmaktadır.
O halde, davacılar tarafından dava açılmadan önce güvence hesabına gerekli belgelerle birlikte başvuru yapılıp yapılmadığı araştırılarak, sonucuna göre davalı yönünden temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde olay tarihinden faizden sorumlu tutulması isabetli değildir.”
Avukat Vekalet Ücreti Ne Kadardır?
Avukat vekalet ücreti, hakkınızda yürütülecek işlem ve dava üzerinden belirlenmektedir. Bilindiği üzere her yıl Türkiye Barolar Birliği tarafından hazırlanan “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi” yasalaşarak yürürlüğe girer. Görülen davalarda avukat vekalet ücreti, bu tarifede belirtilen ücretin altında bir tutar olarak belirlenemez, dolayısıyla her zaman sabit ve kesin değildir. Bununla birlikte Baro tarafından belirtilen asgari ücret tarifesinin üzerinde bir avukatlık ücreti belirlenmesi mümkün olabilir.
İlgili Yazılarımız
- Araç Değer Kaybı 2025
- Trafik Kazası Nedeniyle Tazminat Davası
- Malpraktis (Doktor Hatası) Nedir?
- İş Kazası Tazminat Davası
- Maddi Tazminat Davası
- Araç Değer Kaybı Tazminatı
- Araç Hasar Fark Bedeli Tazminatı
Bizimle Nasıl İletişime Geçebilirsiniz?
Her türlü avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri hakkında bilgi almak için 0545 588 0258 numarası üzerinden tarafımıza ulaşabilir, her türlü sorunuz için [email protected] adresine mail gönderebilirsiniz. Ücretli danışmanlık veya avukatlık hizmeti almak için tarafımız ile iletişime geçebilirsiniz. (Avukatlık Kanunu uyarınca ücretsiz danışmanlık ve bilgi verme hizmetimiz bulunmamaktadır.)
AV. İREM BİKE DEMİRHAN