Boşanma davası, evlilik birliğinin temelinden sarsılması veya kanunda sayılan özel sebeplerin varlığı halinde eşlerin evliliği hukuki olarak sona erdirmek amacıyla açtıkları davadır. Bu süreç, tarafların haklarının korunması ve evliliğin sona ermesine ilişkin hukuki sonuçların belirlenmesi açısından büyük önem taşır.
- Boşanma Davası Nedir?
- Boşanma Davası Türleri Nelerdir?
- Boşanma Davası Nasıl Açılır?
- Boşanma Davası Açma Şartları Nelerdir?
- Boşanma Davasında Talep Edilebilecek Haklar Nelerdir?
- Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?
- Boşanma Davası Ücreti Ne Kadar?
- Boşanma Davasında Avukatın Önemi Nedir?
- Avukat Vekalet Ücreti Ne Kadardır?
- İlgili Yazılarımız
- Bizimle Nasıl İletişime Geçebilirsiniz?
Boşanma Davası Nedir?
Boşanma davası; hukuken geçerli olan evliliğin, kanunda ki şartların gerçekleşmesi halinde mahkeme kararı ile sona erdirilmesidir. Türk Medeni Kanunu’na göre evlilik, ancak mahkeme kararıyla sonlandırılabilir. Eşler arasındaki ortak hayatın sürdürülemez hale gelmesi durumunda, taraflardan biri veya her ikisi boşanma davası açabilir. Ayrıca, boşanma davası yalnızca evliliğin sona ermesini değil; aynı zamanda nafaka, velayet, mal paylaşımı ve tazminat gibi birçok önemli hukuki sonucu da beraberinde getirir. Bu nedenle sürecin doğru yönetilmesi büyük önem taşır.
Boşanma Davası Türleri Nelerdir?
Boşanma davaları genel olarak iki ana başlık altında incelenir: Anlaşmalı boşanma ve çekişmeli boşanma davası.
Anlaşmalı Boşanma Davası
Anlaşmalı boşanma davası, eşlerin boşanma ve boşanmanın tüm sonuçları üzerinde uzlaşmaları halinde açılan bir dava türüdür. TMK. m.166, fıkra 3 hükmüne göre;“Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu halde boşanma kararı verebilmesi için, hakimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hakim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü halinde boşanmaya hükmolunur.”
Anlaşmalı boşanmanın en temel unsuru, taraflar arasında düzenlenen anlaşmalı boşanma protokolüdür. Bu protokolde; nafaka, velayet, mal paylaşımı ve diğer hususlar açıkça kararlaştırılır. Ardından tarafların bizzat mahkemeye gelerek protokolü onaylayıp imzalamaları gerekmektedir.
Çekişmeli Boşanma Davası
Çekişmeli boşanma davası ise eşlerin boşanma konusunda ya da boşanmanın sonuçları (nafaka, velayet, tazminat, mal paylaşımı gibi) üzerinde anlaşma sağlayamadıkları durumlarda açılan dava türüdür. Bu davalarda taraflar arasında uyuşmazlık bulunduğu için süreç, anlaşmalı boşanmaya göre daha uzun ve detaylı bir yargılama gerektirir.
Çekişmeli boşanma davaları genellikle evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayanılarak açılır. Bunun yanı sıra zina, terk, onur kırıcı davranış gibi kanunda özel olarak düzenlenen sebepler de ileri sürülerek dava açılabilir. Çekişmeli boşanma davalarında delillerin toplanması ve ispat edilmesi de önem arz etmektedir.
Çekişmeli boşanma davaları; dilekçelerin karşılıklı verilmesi, ön inceleme duruşması, tahkikat (delillerin incelenmesi) ve sözlü yargılama aşamalarından oluşur. Bu nedenle dava süreci genellikle daha uzun sürer ve hukuki açıdan dikkatli bir şekilde yürütülmesi gerekir.
Boşanma Davası Nasıl Açılır?
Boşanma davasının açılabilmesi için kanunda öngörülen belirli sebeplerin mevcut olması gerekir. Bu sebepler, özel boşanma sebepleri ve genel boşanma sebepleri olarak ikiye ayrılmaktadır. Söz konusu sebeplerden en az birinin varlığı halinde, eşlerden her biri boşanma davası açma hakkına sahiptir.
Özel Boşanma Sebepleri: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nda yer alan boşanma sebeplerinden olan özel boşanma sebepleri şu şekildedir:
- Zina (TMK. m. 161)
- Hayata Kast ( TMK. m.162)
- Pek Kötü Davranış ( TMK. m.162)
- Onur Kırıcı Davranış( TMK. m.162)
- Suç İşleme (TMK. m.163)
- Haysiyetsiz hayat sürme (TMK. m.163)
- Terk (TMK. m.164)
- Akıl Hastalığı (TMK. m.165)
Genel Boşanma Sebepleri:
- Evlilik Birliğinin Sarsılması (TMK. m.66 f.1-2)
- Anlaşmalı Boşanma (TMK. m.166 f.3)
- Eylemli Ayrılık Sebebi ile Boşanma (TMK. m.166 f.4)
-Uygulamada en sık karşılaşılan boşanma davaları, anlaşmalı boşanma ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması (şiddetli geçimsizlik) sebebine dayalı çekişmeli boşanma davalarıdır. Bunun temel nedeni, diğer boşanma sebeplerine ilişkin kanuni şartların daha sınırlı ve ispatının daha zor olmasıdır.
- Evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayalı boşanma davalarında, taraflar arasındaki ortak yaşamı sürdürülemez kılan her türlü davranış boşanma gerekçesi olarak ileri sürülebilir. Bu kapsamda; fiziksel, psikolojik, ekonomik ya da duygusal şiddet, sadakat yükümlülüğüne aykırı tutumlar, eşin aile birliğinden doğan sorumluluklarını yerine getirmemesi, hakaret, tehdit ve onur kırıcı sözler ile ilgisizlik, sevgisizlik, baskıcı ve küçük düşürücü davranışlar gibi pek çok durum değerlendirmeye alınabilir. Ayrıca güven sarsıcı hareketler, bağımlılıklar ve benzeri olgular da boşanma sebebi olarak kabul edilebilmektedir.
- Bu iddiaların açık, somut ve tutarlı bir şekilde ortaya konulması ve uygun delillerle desteklenmesi, yalnızca boşanma kararının verilmesi bakımından değil; aynı zamanda nafaka, velayet ve tazminat gibi boşanmanın fer’i sonuçlarına ilişkin hakların elde edilmesi açısından da belirleyici bir rol oynamaktadır.
Boşanma Davası Açma Şartları Nelerdir?
- Geçerli bir evliliğin bulunması
- Kanunda yer alan bir boşanma sebebinin varlığı
- Yetkili ve görevli mahkemeye başvuru gerekmektedir. Boşanma davalarında görevli mahkeme aile mahkemeleridir. Yetkili mahkemesi ise, eşlerden birinin yerleşim yeri ya da eşlerin son 6 ay birlikte yaşadığı yer mahkemesidir.
- Boşanma davası, usulüne uygun şekilde hazırlanmış bir dava dilekçesinin mahkemeye sunulmasıyla açılır. Bu süreçte en kritik aşama, dilekçenin hukuka uygun, açık ve eksiksiz bir şekilde hazırlanmasıdır. Bu nedenle, sürecin bir boşanma avukatı aracılığıyla yürütülmesi, hak kaybı yaşanmaması ve davanın sağlıklı ilerlemesi açısından büyük önem taşır.
- Dava açılırken; başvuru harcı, peşin harç ve gider avansı mahkeme veznesine yatırılır. Dilekçenin mahkemeye sunulması ile de dava süreci başlamış olur.

Boşanma Davasında Talep Edilebilecek Haklar Nelerdir?
Nafaka: Boşanma davası sürecinde veya boşanma sonrasında, ekonomik olarak daha zayıf durumda olan eşin ya da çocuğun korunması amacıyla mahkeme tarafından hükmedilen maddi desteğe nafaka denir. Türk hukukunda nafaka, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) içerisinde düzenlenmiştir. Nafaka, boşanma sürecine ve tarafların durumuna göre farklı türlere ayrılmaktadır. En yaygın nafaka türleri; tedbir nafakası, yoksulluk nafakası ve iştirak nafakasıdır.
– Tedbir Nafakası (TMK md. 169 ve 197) : Boşanma davası devam ederken (dava sürecinde), ekonomik olarak zor durumda kalabilecek eş ve çocukların geçimini sağlamak amacıyla mahkeme tarafından geçici olarak hükmedilen nafaka türüdür. Eş ve çocuk lehine hükmedilebilir ve boşanma kararıyla birlikte sona erer veya başka nafaka türüne dönüşür. Dikkat edilmelidir ki; kusurlu olan taraf bile, örneğin eşini aldatmış olan kadın dahi tedbir nafakasına hak kazanabilmektedir.
– Yoksulluk Nafakası (TMK md. 175): Yoksulluk nafakası, boşanma sonrası ekonomik olarak yoksulluğa düşecek olan eş lehine hükmedilen nafaka türüdür. Yoksulluk nafakasını talep eden eşin, diğer eşe göre daha az kusurlu veya kusursuz olması ve açıkça nafakanın talep edilmesi gerekir. Ayrıca, süresiz olarak bağlanabilir (mahkeme kararına göre değişebilir) ve tarafların ekonomik durumuna göre artırılabilir veya azaltılabilir. Nafaka alan kişinin yeniden evlenmesi halinde ise sona erer.
– İştirak Nafakası (TMK md. 182) : İştirak nafakası, boşanma sonrasında velayeti kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılması amacıyla ödediği nafakadır. Burada esas husus çocuğun üstün yararıdır ve çocuk ergin olana kadar devam eder. Duruma göre eğitim süresince uzaması da mümkündür.
Velayet Hakkı: Boşanma davalarında velayet, 18 yaşından küçük çocukların bakım, eğitim ve korunmasına ilişkin hak ve sorumlulukların mahkeme tarafından eşlerden birine; istisnai durumlarda ise her iki ebeveyne (ortak velayet) verilmesidir. Velayet konusunda karar verilirken temel ölçüt, çocuğun üstün yararıdır. Bu kapsamda çocuğun fiziksel, duygusal, sosyal ve eğitsel ihtiyaçları bütüncül olarak değerlendirilir. Özellikle 0–3 yaş aralığındaki çocukların anne bakımına olan ihtiyacı göz önünde bulundurularak, uygulamada velayet çoğunlukla anneye verilmektedir. Ancak bu durum kesin bir kural olmayıp, her somut olay kendi koşulları içinde değerlendirilir. Daha büyük yaştaki çocuklar bakımından ise ebeveynlerin çocukla kurduğu duygusal bağ, çocuğun bakım ve eğitimine ayırabilecekleri zaman, yaşam koşulları ve genel ebeveynlik yeterlilikleri dikkate alınarak velayet hakkında karar verilmektedir.
Tazminat: Boşanma davalarında tazminat, evlilik birliğinin sona ermesi nedeniyle zarara uğrayan eşin, kusurlu olan diğer eşten talep edebileceği bir haktır. Maddi ve manevi tazminat olmak üzere ikiye ayrılır.
–Manevi Tazminat: Manevi tazminat, boşanma sürecinde eşin kişilik haklarının zedelenmesi sonucu yaşadığı psikolojik ve duygusal zararların giderilmesi amacıyla hükmedilen tazminattır. Örneğin; Aldatma (zina), hakaret ve onur kırıcı davranışlar, fiziksel veya psikolojik şiddet gibi boşanma sebeplerinde manevi tazminat talep edilebilir.
– Maddi Tazminat: Maddi tazminat, boşanma nedeniyle mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen eşin uğradığı ekonomik kayıpların karşılanması amacıyla hükmedilen tazminattır. Evlilik süresince çalışmayan eşin boşanma sonrası gelir kaybı yaşaması, eşin kariyerine ara vermek zorunda kalması ve evlilikten doğan ekonomik beklentilerin sona ermesi gibi durumlarda maddi tazminata hükmedilebilir.
Mal Paylaşımı: Evlilik içinde edinilen mallar, yasal mal rejimine göre paylaşılır. Taraflar aksini kararlaştırmamışsa yasal mal rejiminin edinilmiş mallara katılma rejimi olduğu kabul edilmektedir.
Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?
Boşanma davalarının süresi dava türüne, somut olaya göre değişiklik göstermektedir. Örneğin; anlaşmalı boşanma davasında genellikle dava süreci 1-3 ay içerisinde (tek celsede) sonuçlanmaktadır. Ancak çekişmeli boşanma davalarında dava süreci 1-3 yıl arası, hatta daha karmaşık durumlarda istinaf süreci ile birlikte 5 yıla kadar uzayabilmektedir.
Boşanma Davası Ücreti Ne Kadar?
Boşanma avukatı ücretleri, Türkiye Barolar Birliği tarafından her yıl yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) ile belirlenen asgari tutarların altında olamaz. 2026 yılı itibari ile belirlenen ücret tarifesi şu şekildedir:
– Asgari avukatlık ücreti (2026): Yaklaşık 45.000 TL
– Bu tutara genellikle KDV eklenir
– Avukat bu tutarın altında ücret alamaz.
– Bu tutar asgaridir ve davanın karmaşıklığı, süresi ve zorluk derecesine göre avukat ücretleri değişkenlik gösterebilir. Avukatınızla ücret konusunda yazılı sözleşme yapmanız daha sağlıklıdır.
Boşanma Davasında Avukatın Önemi Nedir?
Boşanma süreci, çoğu zaman kişinin hayatındaki en zor ve karmaşık dönemlerden biridir. Bu dönemde alınacak profesyonel destek, yalnızca hukuki açıdan değil, sürecin daha sağlıklı yönetilmesi açısından da önemli bir rol oynar. Özellikle çekişmeli boşanma davaları, karmaşık usul kuralları, delil süreçleri ve hak talepleri bakımından oldukça detaylı bir yapıya sahiptir. Bu süreçte profesyonel destek almak, hem hukuki hataların önüne geçilmesini hem de sürecin daha kontrollü ilerlemesini sağlar.
Avukatlar, müvekkillerinin haklarını ve menfaatlerini korumak adına süreci titizlikle takip eder ve davanın en doğru şekilde sonuçlanmasına katkı sağlar. Bu nedenle, boşanma davası sürecinin bir avukat eşliğinde yürütülmesi, hem hak kaybının önlenmesi hem de sürecin etkin yönetimi bakımından son derece önemlidir.
Avukat Vekalet Ücreti Ne Kadardır?
Avukat vekalet ücreti, hakkınızda yürütülecek işlem ve dava üzerinden belirlenmektedir. Bilindiği üzere her yıl Türkiye Barolar Birliği tarafından hazırlanan “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi” yasalaşarak yürürlüğe girer. Görülen davalarda avukat vekalet ücreti, bu tarifede belirtilen ücretin altında bir tutar olarak belirlenemez, dolayısıyla her zaman sabit ve kesin değildir. Bununla birlikte Baro tarafından belirtilen asgari ücret tarifesinin üzerinde bir avukatlık ücreti belirlenmesi mümkün olabilir.
İlgili Yazılarımız
- Tazminat Avukatı
- Miras Avukatı
- Miras Avukat
- Ceza Avukatı
- İş Hukuku Avukatı
- İnfaz Hukuku Avukatı
- Aile Hukuku Avukatı
Bizimle Nasıl İletişime Geçebilirsiniz?
Her türlü avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri hakkında bilgi almak için 0545 588 0258 numarası üzerinden tarafımıza ulaşabilir, her türlü sorunuz için [email protected] adresine mail gönderebilirsiniz. Ücretli danışmanlık veya avukatlık hizmeti almak için tarafımız ile iletişime geçebilirsiniz. (Avukatlık Kanunu uyarınca ücretsiz danışmanlık ve bilgi verme hizmetimiz bulunmamaktadır.)
AV. İREM BİKE DEMİRHAN