Aciz vesikası, borçlunun haczedilebilir malvarlığının borcu karşılamaya yetmemesi halinde bu durumun resmi olarak tespit edilmesini ifade eder. Bu belge, alacaklının tahsil edemediği kısmı kayıt altına alarak ilerleyen aşamalarda haklarını korumasına imkân sağlar.

Aciz Vesikası Nedir?

Aciz vesikası; bir borçlunun haczedilebilir mal varlığının, borcunu ödemeye yetmediğini alacaklıya ispatlayan resmi bir icra belgesidir. Alacaklının borcunu tahsil edemediğini ifade eder. Ancak borç hukuken varlığını sürdürmektedir yani borç silinmemiştir. Bu belge icra dairesi tarafından kendiliğinden ve hiçbir harç ve vergiye tabi olmaksızın düzenlenir. Önemle belirtmek gerekir ki aciz vesikasını düzenleyecek olan icra takibinin yapıldığı icra dairesidir. İstinabe yolu ile yapılan haciz veya satışlar bulunsa dahi aciz belgesi düzenleme yetkisi takibin yapıldığı icra dairesine aittir.
Aciz vesikası 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 143. Maddesinde düzenlenmiştir.

Madde 143 
“Alacaklı alacağının tamamını alamamış ve aciz vesikası düzenlenmesi için gerekli şartlar yerine gelmişse, icra dairesi kalan miktar için hemen bir aciz vesikası düzenleyip alacaklıya ve bir suretini de borçluya verir; bu belgeler hiçbir harç ve vergiye tâbi değildir. Aciz vesikasının bir nüshası da her il merkezinde Adalet Bakanlığınca tespit edilen icra dairesi tarafından tutulan özel sicile kaydedilmek üzere
bu icra dairesine gönderilir. Aciz vesikası sicili aleni olup ne şekilde tutulacağı ve hangi hususları içereceği Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan yönetmelikle belirlenir.
-Alacaklı aciz vesikasını aldığı tarihten bir sene içinde takibe teşebbüs ederse yeniden ödeme emri tebliğine lüzum yoktur.
-Aciz vesikasında yazılı alacak miktarı için faiz istenemez.
-Kefiller, müşterek borçlular ve borcu tekeffül edenler bu miktar için vermeğe mecbur oldukları faizlerden dolayı borçluya rücü edemezler.
– (Değişik altıncı fıkra: 17/7/2003-4949/40 md.) Bu borç, borçluya karşı, aciz vesikasının düzenlenmesinden itibaren yirmi yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Borçlunun mirasçıları, mirasın açılmasından itibaren bir sene içinde alacaklı hakkını aramamışsa, borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürebilirler.
-(Ek fıkra: 17/7/2003-4949/40 md.) Borçlu, aciz vesikasını düzenlemiş olan icra dairesine borcunu işlemiş faizleriyle birlikte her zaman ödeyebilir. İcra dairesi ödenen parayı alacaklıya verir veya gerektiğinde 9 uncu madde hükümleri dahilinde bir bankaya yatırır. Borcun bu şekilde tamamının ödenmesinden sonra aciz vesikası sicilden terkin edilir ve borçluya borcunu ödeyerek aciz vesikasını sicilden terkin ettirdiğine dair bir belge verilir.
-Aynı şekilde, icra takibi batıl ise veya iptal edilirse yahut borçlunun borçlu olmadığı mahkeme kararıyla sabit olursa ya da alacaklı icra takibini geri alırsa, aciz vesikası sicilden terkin edilir ve borçluya buna ilişkin bir belge verilir.”

Aciz Vesikası Türleri

Aciz vesikasını temel de iki türü vardır. Bunlar kesin ve geçici aciz vesikasıdır. Geçici aciz vesikası haciz sırasında borçlunun haczedilebilecek malları bulunmakla birlikte, bunların takdir edilen değerlerinin takip konusu alacağı karşılamaması halinde verilen belgedir. Kesin aciz vesikası ise borçlunun haczedilebilecek hiçbir malvarlığının bulunmadığını gösterir

Kesin Aciz Vesikası

Kesin aciz vesikası, icra takibi sonucunda alacağın tamamen tahsil edilemediğini gösteren ve alacaklıya önemli haklar sağlayan resmi bir belgedir. Kesin aciz belgesi iki farklı durumda ortaya çıkar: İlk olarak, icra takibi sonunda borçlunun haczedilen tüm malları satılıp elde edilen bedel alacaklılara dağıtıldıktan sonra, alacağını tamamen tahsil edemeyen alacaklıya kesin aciz belgesi verilir (İİK m. 143). İkinci durumda ise, haciz sırasında borçlunun haczedilebilir herhangi bir malı bulunmadığı tespit edilirse, bu hususu gösteren haciz tutanağı, 143. madde kapsamında kesin aciz belgesi yerine geçer. Böyle bir durumda ayrıca aciz belgesi düzenlenmez; haciz zaptı doğrudan aciz vesikası niteliği taşır.

Kesin aciz vesikası düzenlenebilmesi için şu şartların gerçekleşmesi gerekir;
Bu belgenin düzenlenebilmesi için öncelikle geçerli bir icra takibinin yapılmış olması, borçlunun haczedilebilir malvarlığının araştırılması ve yapılan haciz ile satış işlemlerine rağmen alacağın tamamen karşılanamaması gerekir. Ayrıca icra müdürlüğünce yapılan paraya çevirme işlemleri sonunda elde edilen tutarın borcu kapatmaması ve kalan alacak miktarının net şekilde tespit edilmesi şarttır. Bu koşulların gerçekleşmesi üzerine icra dairesi tarafından düzenlenen kesin aciz vesikası, alacaklıya borçlunun ileride edineceği malvarlığına karşı yeniden takip imkânı sağlayan ve bazı durumlarda borç ikrarı niteliği taşıyan güçlü bir hukuki dayanak sunar.

Kesin Aciz Vesikasının Hukuki Niteliği

  • Borç ikrarı içeren bir belgedir.
  • Alacaklıya tasarrufun iptali davası açma hakkı verir
  • Alacaklıya, diğer şartları da sağlaması halinde, bir başka alacaklının koydurduğu hacze iştirak imkanı verir.
  • Aciz belgesine bağlanan alacak borçluya karşı 20 yılda zamanaşımına uğrar.
  • Alacaklı bu belgeyi aldığı tarihten itibaren 1 yıl içinde borçluya karşı takip başlatırsa, borçluya tekrardan ödeme emri tebliğine gerek yoktur.
  • Şu hususa dikkat edilmelidir ki; borcun bu belgeye bağlanmasıyla borç yenilenmiş olmaz. Yani borç yenilenmediği için, aciz vesikası verilmesinin kefile bir etkisi olmayacak, onun sorumluluğu devam edecektir.

Geçici Aciz Vesikası

Geçici aciz vesikası, icra takibi sırasında yapılan haciz işlemi sonucunda borçlunun borcu karşılayacak yeterli mal varlığının bulunmadığının tespit edilmesi halinde düzenlenen bir belgedir. Bu belge, borcun tamamen tahsil edilemediğini gösterir. Geçici aciz vesikası, İcra ve İflas Kanunu’nun 105. maddesinde düzenlenmiştir.
Geçici aciz belgesine bağlanan tek sonuç alacaklıya tasarrufun iptali davası açma hakkını vermektedir.
Kesin aciz belgesinden farklı olarak borçluya ayrıca aciz belgesi verilmez. Buna ilişkin haciz tutanağı, geçici aciz belgesi hükmündedir.

Geçici Aciz Vesikasının Hukuki Niteliği

  • Haciz aşamasında düzenlenir.
  • Borçlunun malvarlığının borcu karşılamaya yetmediğini gösterir.
  • İcra takibi henüz tamamen sonuçlanmamıştır.
  • Geçici nitelikte olup kesin aciz vesikasına dönüşebilir

Sonuç olarak aciz belgesi, alacaklının alacağını o an için tahsil edemediğini gösterse de hukuki imkânların tamamen tükendiği anlamına gelmez. Aksine bu belge, borcun varlığını resmî olarak ortaya koyarak alacaklıya ilerleyen dönemde borçlunun malvarlığında meydana gelebilecek artışlara karşı yeniden takip yapabilme fırsatı tanır. Bu yönüyle hem alacaklının haklarını koruyan hem de icra sürecinin şeffaf şekilde tamamlandığını gösteren kritik bir belgedir.

Konuya İlişkin Yargıtay Kararları

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi- 2015/29468 E. 2016/7373 K.
“Borçlu …’nin şikayet yoluyla icra mahkemesine yaptığı başvuruda; hakkında borç ödemeden aciz vesikası düzenlendiğini, aciz vesikasının düzenlenmesinden sonra diğer borçlu … tarafından 95.000$ ödeme yapıldığını, aciz vesikası tanziminden sonra takip konusu alacağa faiz işletilemeyeceğini, yapılan tüm ödemelerin asıl alacak miktarından düşülmesi gerektiğini ileri sürerek bakiye dosya borcuna yönelik şikayette bulunduğu, mahkemece, istemin kısmen kabul edilerek 28.09.2012 tarihi itibariyle dosya borcunun 598.948,58TL olduğunun tespitine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, alacaklı tarafından 05.01.2006 tarihinde üç borçlu aleyhine genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatıldığı, 27.04.2011 tarihinde borçlular … ve … hakkında İİK’nun 143. ve 251. maddeleri uyarınca borç ödemeden aciz vesikası düzenlendiği anlaşılmaktadır. Haklarında aciz vesikası düzenlenen bu borçlular yönünden takibe devam edilmediği ve 28.09.2012 tarihinde yapılan dosya hesabının, borç ödemeden aciz vesikası düzenlenmeyen ve hakkında takibe devam edilen borçlu … yönünden sonuç doğuracağı, bir başka deyişle şikayetçi borçluyu bağlayıcı nitelikte olmadığı anlaşılmaktadır. Şikayetçi borçlu, hakkında, borç ödemeden aciz vesikasına dayalı olarak yeni bir takip yapılması halinde, mevcut şikayet ve itirazları ileri sürebilir”

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi- 2023/9175 E. 2024/4742 K.
“İİK 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali davaları açılması için alacaklının elinde kat’i (İİK m. 143) veya geçici (İİK m. 105) aciz vesikasının bulunması gerekli olup bu belgeler davanın görülme koşulu bulunduğundan, mahkemece kendiliğinden (re’sen) gözönüne alınması gerekmektedir. Aciz belgesinin dava açılmadan sonra, temyiz aşamasında hatta hükmün Yargıtayca onanması veya bozulmasından sonra sunulma imkanı bulunmaktadır.”

“Somut olayda şikayetçi borçlu icra mahkemesine yaptığı başvuruda haciz tutanağında “mahalde haczi kabil mal bulunamadığından herhangi bir işlem yapılamadı, borçlunun haczi kabil malım yoktur, aciz durumdayım” beyanının yazıldığı bu haciz tutanağının geçici aciz vesikası hükmünü taşımadığını, borçlunun kıymet takdiri yapılmamış, satış talebinde bulunulmamış mallarının olduğunu, 14.12.2020 şerhli haciz tutanağının geçici aciz belgesi olarak kabul edilmeyeceğinin tespitini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi haciz tutanağının geçici aciz vesikası hükmünde olup olmadığının tespitinin tasarruf iptali davasının açılması halinde o davaya bakan mahkemeye ait olduğu gerekçesi ile talebin reddine karar vermiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi ise borçlunun başkaca taşınır taşınmaz mallarının olduğu, kıymet takdirlerinin yapılmadığı, borcu karşılayıp karşılamadığının anlaşılmadığı, icra memurunun mahallinde haczi kabil mal olup olmadığını denetlemediği gerekçeleri ile haciz tutanağının geçici aciz belgesi niteliğinde sayılamayacağına karar vermiştir.
Yukarıda da belirtildiği üzere haciz tutanağının geçici aciz belgesi niteliğinde olup olmadığının tespitine tasarrufun iptali davası açılması halinde o davaya bakan mahkeme yetkilidir.”

İlgili Yazılar

  • İcra Takibi Nasıl Açılır?
  • İstirdat Davası
  • İstihkak Davası
  • Tazyik Hapsi
  • İhtiyati Haciz Nedir?
  • Ödeme Emrine İtiraz
  • İtirazın İptali Davası
  • Menfi Tespit Davası

Avukat Vekalet Ücreti Ne Kadardır?

Avukat vekalet ücreti, hakkınızda yürütülecek işlem ve dava üzerinden belirlenmektedir. Bilindiği üzere her yıl Türkiye Barolar Birliği tarafından hazırlanan “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi” yasalaşarak yürürlüğe girer. Görülen davalarda avukat vekalet ücreti, bu tarifede belirtilen ücretin altında bir tutar olarak belirlenemez, dolayısıyla her zaman sabit ve kesin değildir. Bununla birlikte Baro tarafından belirtilen asgari ücret tarifesinin üzerinde bir avukatlık ücreti belirlenmesi mümkün olabilir.

Bizimle Nasıl İletişime Geçebilirsiniz?

Her türlü avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri hakkında bilgi almak için 0545 588 0258 numarası üzerinden tarafımıza ulaşabilir, her türlü sorunuz için [email protected] adresine mail gönderebilirsiniz. Ücretli danışmanlık veya avukatlık hizmeti almak için tarafımız ile iletişime geçebilirsiniz. (Avukatlık Kanunu uyarınca ücretsiz danışmanlık ve bilgi verme hizmetimiz bulunmamaktadır.)

AV. İREM BİKE DEMİRHAN