Mühür Bozma Suçu, kamu otoriteleri tarafından hukuka uygun şekilde konulan mühürlerin yetkisiz olarak kaldırılması, açılması veya etkisiz hale getirilmesi halinde gündeme gelen bir suç tipidir. Özellikle belediyeler, mahkemeler veya diğer idari kurumlar tarafından mühürlenen iş yerleri ve taşınmazlar bakımından uygulamada sıkça karşılaşılan bu suç, kamu güveninin ve idari işlemlerin etkinliğinin korunmasını amaçlamaktadır. Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenen mühür bozma suçu; unsurları, cezası, şikâyet durumu ve yargılama süreci bakımından dikkatle değerlendirilmesi gereken önemli ceza hukuku konularından biridir.

Mühür Bozma (Fekki) Suçu Nedir?

Mühür bozma (fekki) suçu, Türk ceza hukukunda kamu düzeni ve kamu otoritesinin korunması amacıyla düzenlenen suç tiplerinden biridir. Yetkili resmi makamlar tarafından bir iş yerinin, taşınmazın, eşyanın veya belirli bir faaliyetin durdurulması ya da korunması amacıyla vurulan mührün izinsiz şekilde kaldırılması, bozulması veya mührün amacına aykırı hareket edilmesi halinde mühür bozma suçu oluşur. Uygulamada özellikle belediye mühürleri, kaçak yapı mühürleri ve iş yeri kapatma işlemleri nedeniyle sıkça karşılaşılan bu suç, Türk Ceza Kanunu’nun 203. maddesinde düzenlenmiştir.
Suçun oluşabilmesi için failin mührü bilerek ve isteyerek bozması yeterli olup, eylemin hangi amaçla gerçekleştirildiği suçun oluşumunu engellemez. Bu nedenle mühür bozma suçu, genel kastla işlenebilen suçlar arasında yer almaktadır. Mühür bozma suçu TCK 203’de şu şekilde belirtilmiştir:
“Madde 203- (1) Kanun veya yetkili makamların emri uyarınca bir şeyin saklanmasını veya varlığının aynen korunmasını sağlamak için konulan mührü kaldıran veya konuluş amacına aykırı hareket eden kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.”

Mühür Bozma (Fekki) Suçu Nasıl İşlenir?

Mühür Bozma Suçu, seçimlik hareketli bir suç olup iki farklı fiille kasten işlenebilir. Bu suç; mührün yetkisiz şekilde kaldırılması ya da mühürlenen yerin veya eşyanın mührün konuluş amacına aykırı biçimde kullanılması suretiyle meydana gelir. Dolayısıyla yalnızca mührün fiziken sökülmesi değil, mührün koruma ve denetim amacını etkisiz hâle getiren davranışlar da mühür bozma suçunu oluşturabilir.
Mührün Kaldırılması: Mührün kaldırılması, yetkili kamu makamları tarafından bir yerin, eşyanın veya faaliyetin korunması ya da durdurulması amacıyla konulan resmi mührün yetkisiz şekilde sökülmesi, kırılması, açılması veya etkisiz hale getirilmesidir. Türk Ceza Kanunu bakımından bu davranış, belirli şartların oluşması halinde mühür bozma suçu kapsamında değerlendirilir. Örneğin;
-Belediye tarafından mühürlenen iş yerinin tekrar açılması,
-Ruhsatsız yapı nedeniyle mühürlenen inşaatta çalışmaya devam edilmesi,
-İcra müdürlüğünce mühürlenen taşınır veya taşınmazın kullanılması,
-Mühürlü depo veya odanın kapısının açılması,
-Elektrik veya doğalgaz sayacındaki resmi mührün sökülmesi.
Mührün Konulma Amacına Aykırı Kullanımı: Mührün konulma amacına aykırı kullanım, resmi makamlar tarafından belirli bir yerin, eşyanın veya faaliyetin korunması ya da durdurulması amacıyla konulan mühre rağmen, mühürleme kararının etkisiz hale getirilmesi veya yasağa aykırı davranılmasıdır. Bu durumda mühür fiziksel olarak bozulmasa bile Türk Ceza Kanunu kapsamında mühür bozma suçu oluşabilir. Örneğin;
-Belediye tarafından mühürlenen iş yerinin arka kapıdan müşteri kabul ederek çalıştırılması,
-Mühürlü inşaat alanında gece çalışılmaya devam edilmesi,
-Vergi incelemesi nedeniyle mühürlenen depodan gizlice mal çıkarılması

Mühür Bozma Suçunun Unsurları Nelerdir?

Bir fiilin mühür bozma suçunu oluşturabilmesi için suçun maddi ve manevi unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir.

Suçun Maddi Unsurları

Suçun Konusu: Mühür bozma suçunun konusunu, kamu görevlileri veya kanunen yetkilendirilmiş kurumlar tarafından hukuka uygun şekilde vurulan resmi mühürler oluşturur. Bu mühürler; bir iş yerinin kapatılması, kaçak yapının durdurulması, bir eşyanın muhafaza altına alınması veya belirli bir faaliyetin engellenmesi amacıyla kullanılabilir. Hukuka aykırı şekilde konulan mühürler bakımından ise suçun oluşup oluşmayacağı somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir.
Suçun Faili: Mühür bozma suçu bakımından fail yönünden özel bir şart aranmaz. Suçu herkes işleyebilir. Mühürlenen yerin, eşyanın veya faaliyetin sahibinin bizzat kendisi tarafından mührün kaldırılması ya da etkisiz hale getirilmesi de suçun oluşmasına engel değildir. Bu nedenle suç, özgü suç niteliği taşımayan genel suçlar arasında yer alır.
Suçun Mağduru: Bu suç ile korunmak istenen temel hukuki değer kamu güveni ve kamu otoritesidir. Dolayısıyla mühür bozma suçunun mağduru doğrudan kamu olarak kabul edilmektedir. Devletin idari işlemlerine duyulan güvenin korunması amaçlanır.
Fiil Unsuru: Mühür bozma suçu, seçimlik hareketli suçlar arasında yer almaktadır. Yetkili kamu makamları tarafından bir eşyanın korunması, bir yerin kapatılması, belirli bir faaliyetin durdurulması veya muhafaza altına alınması amacıyla resmi mühür uygulanır. Bu suçun fiil unsurunu ise, hukuka uygun şekilde konulan mührün kaldırılması, bozulması veya mührün konuluş amacına aykırı hareket edilmesi oluşturur.
Suçun meydana gelmesi için yalnızca mührün fiziksel olarak sökülmesi şart değildir. Mührün işlevini ortadan kaldıran, etkisiz hale getiren ya da mühürle sağlanmak istenen korumayı ihlal eden her türlü davranış da mühür bozma suçu kapsamında değerlendirilir.

Suçun Manevi Unsurları

Mühür Bozma Suçu yalnızca kasten işlenebilen suçlardan biridir. Suçun oluşabilmesi için failin, resmi olarak konulan mührü bilerek ve isteyerek kaldırması, bozması ya da mührün konuluş amacına aykırı şekilde hareket etmesi gerekir. Bu suç bakımından genel kast yeterli olup ayrıca özel bir amaç aranmaz. Buna karşılık dikkatsizlik, tedbirsizlik veya ihmal sonucu gerçekleşen fiiller nedeniyle taksirle mühür bozma suçundan söz edilmesi mümkün değildir.

Mühür bozma suçunda hukuka aykırılık unsuru da ayrı bir önem taşımaktadır. Suçun oluşabilmesi için öncelikle mührün, kanun veya yetkili makamların emri doğrultusunda ve hukuka uygun şekilde konulmuş olması gerekir. Yetkisiz kişiler tarafından veya açıkça hukuka aykırı biçimde konulan mühürlerin kaldırılması halinde ise somut olayın özelliklerine göre suçun unsurlarının oluşup oluşmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.

Mühür Bozma Suçunun Cezası Nedir ?

Mühür Bozma Suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 203. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; kanun veya yetkili makamların emri uyarınca bir şeyin korunması, saklanması ya da mevcut hâlinin devam ettirilmesi amacıyla konulan mührü kaldıran veya mührün konuluş amacına aykırı davranan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

Mahkeme, somut olayın özelliklerine göre hapis cezasına veya adlî para cezasına hükmedebilir. Hükmedilen hapis cezasının süresi ve sanığın kişisel durumu dikkate alınarak; cezanın ertelenmesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) veya adlî para cezasına çevrilmesi gibi kurumların uygulanması da mümkün olabilir. Ancak bu hususlar her olay bakımından ayrıca değerlendirilir.

Mühür Bozma Suçunda Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)

Mühür bozma suçunda HAGB uygulanması mümkündür. Sanık hakkında;
-2 yıl veya daha az süreli ceza verilmesi,
-Sanığın daha önce kasıtlı suçtan mahkum olmaması,
-Yeniden suç işlemeyeceği kanaati oluşması,
-Zararın giderilmiş olması, halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir.
HAGB kararı verilmesi halinde sanık belirlenen denetim süresi boyunca yeni suç işlemezse dava düşer.

Mühür Bozma Suçunda Cezayı Adli Para Cezasına Çevirme

Mühür bozma suçunda mahkeme tarafından hükmedilen kısa süreli hapis cezaları, belirli şartların varlığı halinde adli para cezasına çevrilebilmektedir. Türk Ceza Kanunu’nun 61/9. maddesine göre, seçimlik yaptırım öngörülen suçlarda adli para cezasının gün sayısı belirlenirken, suç için düzenlenen hapis cezasının alt ve üst sınırları dikkate alınır. Buna göre adli para cezasının gün miktarı, ilgili suç için öngörülen hapis cezasının alt sınırından daha az, üst sınırından ise daha fazla olacak şekilde belirlenemez. Mahkeme, sanığın kişisel durumu, suçun işleniş şekli ve dosya kapsamındaki diğer hususları değerlendirerek hapis cezasının adli para cezasına çevrilip çevrilemeyeceğine karar verir.

Mühür Bozma Suçunda Cezanın Ertelenmesi

Mühür bozma suçunda verilen hapis cezası ertelenebilir. Bunun için genellikle:
– Ceza süresinin 2 yıl veya altında olması,
– Sanığın daha önce kasıtlı suçtan mahkum olmaması,
– Mahkemede olumlu kanaat oluşması gerekmektedir.
Erteleme halinde kişi cezaevine girmez; belirli bir denetim süresi uygulanır.

Mühür Bozma Suçunda Şikayet Süresi ve Zamanaşımı

Mühür Bozma Suçu bakımından ceza yargılamasının, kanunda öngörülen dava zamanaşımı süresi içerisinde tamamlanması gerekir. Türk Ceza Kanunu hükümleri uyarınca mühür bozma suçu için uygulanacak dava zamanaşımı süresi 8 yıldır. Buna göre suçun işlendiği tarihten itibaren 8 yıl içerisinde soruşturma veya kovuşturma işlemlerinin sonuçlandırılmaması halinde kamu davasının düşmesi gündeme gelebilecektir.

Ceza zamanaşımı ise dava zamanaşımından farklı olarak, kesinleşen cezanın infaz edilebilirliğine ilişkin süreleri ifade etmektedir. Bu kapsamda ceza zamanaşımının belirlenmesinde; mahkeme tarafından hükmedilen cezanın niteliği, türü ve süresi esas alınır. Türk Ceza Kanunu’nun 68. maddesi uyarınca bu suç bakımından ceza zamanaşımı süresi kural olarak 10 yıldır. Bu süre, mahkûmiyet hükmünün kesinleştiği tarihten veya infazın herhangi bir nedenle kesintiye uğradığı tarihten itibaren işlemeye başlar.

Mühür Bozma Suçunda Uzlaşma

Mühür bozma suçu uzlaşma kapsamında yer alan suçlardan değildir. Bu nedenle tarafların uzlaşması ceza yargılamasını sona erdirmez. Cumhuriyet savcılığı soruşturmayı resen yürütür.

Görevli Mahkeme

Mühür bozma suçunda görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise suçun işlendiği yer mahkemesidir.

Suçun Özel Görünüş Biçimleri

Ceza hukukunda bir suç tipinin yalnızca tamamlanmış hali değil, farklı aşamalarda veya farklı kişilerle birlikte işlenme biçimleri de değerlendirilir. Bu durum “suçun özel görünüş biçimleri” olarak adlandırılır. Suç her zaman tek bir kişi tarafından ve tamamlanmış şekilde ortaya çıkmayabilir; bazı durumlarda teşebbüs aşamasında kalabilir, birden fazla kişi tarafından birlikte işlenebilir ya da aynı suç farklı zamanlarda tekrar edilebilir. Bu kapsamda suçun özel görünüş biçimleri; teşebbüs, iştirak ve içtima (suçların birleşmesi) olarak üç ana başlıkta incelenir.

  1. Teşebbüs: Teşebbüs, failin suç işleme kastıyla hareket etmesine rağmen elinde olmayan nedenlerle suçun tamamlanamamasıdır. Yani kişi suçu işlemeye başlamış ancak sonuç gerçekleşmemiştir. Mühür bozma suçunda teşebbüs mümkündür. Ancak uygulamada sınırlı bir alandadır. Örneğin; mühür bozma suçunda, failin mührü sökmeye çalışırken kolluk kuvvetleri tarafından engellenmesi halinde suç tamamlanmamış olur ve teşebbüs hükümleri uygulanabilir.
  2. İştirak : İştirak, bir suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesidir. Ceza hukukunda iştirak; azmettirme, yardım etme ve müşterek faillik şeklinde ortaya çıkar. Mühür bozma suçunda da iştirak durumu mümkündür. Mühür bozma suçunda örneğin mühürlü iş yerinin sahibi ile çalışanlarının birlikte mührü kaldırarak faaliyete devam etmesi halinde müşterek faillik söz konusu olabilir.
  3. İçtima: İçtima, bir kişinin birden fazla suç işlemesi veya tek fiille birden fazla suçun oluşması durumudur.
    Zincirleme suç: Aynı suç işleme kararı kapsamında, farklı zamanlarda aynı suçun birden fazla kez işlenmesidir. Örneğin; mühürlenen bir iş yerinin defalarca açılması halinde zincirleme suç hükümleri uygulanabilir.
    İmar Kirliliği Suçu ile İçtima (TCK m. 184): Ruhsatsız ya da ruhsata aykırı bir yapının yetkili idare tarafından mühürlenmesine rağmen inşaat faaliyetinin devam ettirilmesi halinde, iki ayrı suçun oluştuğu kabul edilmektedir. Bu durumda hem TCK m. 184 kapsamında imar kirliliğine neden olma suçu, hem de TCK m. 203 kapsamında mühür bozma (fekki) suçu gündeme gelir.
    Karşılıksız Yararlanma Suçu ile İçtima (TCK m. 163): Elektrik, su veya doğalgaz gibi abonelik hizmetlerinden hukuka aykırı şekilde ve bedel ödemeksizin yararlanılması durumunda karşılıksız yararlanma suçu (TCK m. 163) oluşmaktadır. Eğer bu fiil sırasında aynı zamanda mühürleme işlemi ihlal edilirse, örneğin sayaç mühürlerinin sökülmesi veya mühürlü sistem üzerinden haksız kullanımın devam ettirilmesi söz konusu olursa, bu durumda hem karşılıksız yararlanma suçu hem de mühür bozma suçu (TCK m. 203) birlikte gündeme gelebilir.

Konuyla İlgili Yargıtay Kararları

Yargıtay 11. Ceza Dairesi – 2015/3928 E.   2017/1880 K.   15.03.2017 T.


Mühür bozma suçunu düzenleyen TCK’nın 203. maddesi, esasta bir şeyin saklanmasını veya varlığının olduğu gibi Mühür bozma suçunu düzenleyen muhafazasını sağlamak üzere, kanunun veya yetkili makamların emrine uyularak konulmuş mührün kaldırılmasını cezalandırmaktadır. Bu nedenle, yasaya uygun biçimde konulan bir mührün varlığı, mühür bozma suçunun ön koşuludur. Elektrik sayaçlarında bulunan ve bakanlık mührü olarak adlandırılan mühürlerin sayaçlar imal edilirken yapılması ve bu mührün üretilen sayacın standartlara uygun olarak üretildiğini gösterir mühür olup anılan yasa maddesi anlamında mühür olarak kabul edilemeyeceği gibi bu mühürlerin sayaçlara takılması işlemiyle elektrik dağıtım şirketlerinin bir ilgisinin bulunmaması, kullanılan sayaçtaki bakanlık mühürlerinin açılıp kapatılarak sayaca müdahale edilmesinde yüklenen mühür bozma suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşılmakla, unsurları oluşmayan suçtan sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.”

Yargıtay 13. Ceza Dairesi-  2013/36271 E.   2013/37094 K.   27.11.2013 T.


“5237 sayılı TCK’nın 203. maddesindeki mühür bozma suçunun karşılıksız yararlanma suçunun unsuru yada ağırlaştırıcı nedeni olmayan bağımsız bir suç olarak düzenlendiği gibi mühür bozma suçunun oluşumu için de elektrik enerjisi hırsızlığı suçunun unsur olmadığı, bazı durumlarda sayaca müdahalenin şekli ve olayın özelliğine göre, mührün konuluş amacına aykırı davranılıp davranılmadığının belirlenebilmesi bakımından, elektrik enerjisi hırsızlığı suçunun oluşup oluşmadığının belirlenmesi gerekmesinin, elektrik enerjisi suçunun mühür bozma suçunun unsuru olduğunu göstermeyeceği, örneğin, açıkça kurum mührünün kırılması veya bozularak kaçak elektrik kullanıldığının iddia edilmesi durumunda, elektrik enerjisi hırsızılığı suçunun oluşup oluşmadığının araştırılmasına gerek kalmadan mühür bozma suçunun oluşacağı gözetilerek, mührün konuluş amacına aykırı davranışın bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre mühür bozma suçundan hüküm kurulması gerekirken, elektrik enerjisi hırsızlığı suçunun suç olmaktan çıktığı ve bu nedenle mühür bozma suçunun unsurlarının ortadan kalktığı şeklindeki gerekçeyle beraat kararı verilmesi, usul ve yasaya aykırı ise de, sanığın katılan kuruma dilekçeyle başvurması üzerine sayacın sökülerek yapılan kontrolde bakanlık mühürlerine müdahale edildiğinin tespit edilmesi karşısında, mühür bozma suçundan sanığın kendi kendisini ihbar etmeyeceği gözetilerek suç işleme kastı ile hareket etmediği gerekçesi ile beraat kararı verilmesi gerekirken, eylemin kül halinde karşılıksız yararlanma suçunu oluşturduğu gerekçesi ile beraat kararı verilmiş olması sonucu itibariyle doğru olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.”

Avukat Vekalet Ücreti Ne Kadardır?

Avukat vekalet ücreti, hakkınızda yürütülecek işlem ve dava üzerinden belirlenmektedir. Bilindiği üzere her yıl  Türkiye Barolar Birliği tarafından hazırlanan “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi” yasalaşarak yürürlüğe girer. Görülen davalarda avukat vekalet ücreti, bu tarifede belirtilen ücretin altında bir tutar olarak belirlenemez, dolayısıyla her zaman sabit ve kesin değildir. Bununla birlikte Baro tarafından belirtilen asgari ücret tarifesinin üzerinde bir avukatlık ücreti belirlenmesi mümkün olabilir.

İlgili Yazılarımız

  • Kusurluluk Nedir?
  • Yağma Suçunun Nitelikli Halleri
  • Nedir?
  • Taksir Nedir?
  • Cinsel Taciz Suçu (TCK m.105)
  • Yağma Suçu Ve Cezası
  • Suç Üstlenme Suçu (TCK m.270)

Bizimle Nasıl İletişime Geçebilirsiniz?

Her türlü avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri hakkında bilgi almak için 0545 588 0258 numarası üzerinden tarafımıza ulaşabilir, her türlü sorunuz için [email protected] adresine mail gönderebilirsiniz. Ücretli danışmanlık veya avukatlık hizmeti almak için tarafımız ile iletişime geçebilirsiniz. (Avukatlık Kanunu uyarınca ücretsiz danışmanlık ve bilgi verme hizmetimiz bulunmamaktadır.)

AV. İREM BİKE DEMİRHAN