Uzlaşma Kapsamında Suçlar Nelerdir?
Uzlaşma kapsamındaki suçlar;
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun
253. maddesinde düzenlenen ve genellikle mağdurun zararının giderilmesini esas alan suçlardır. Bu kapsamda, şikâyete bağlı suçların yanı sıra kanunda açıkça belirtilen; kasten yaralama, tehdit, dolandırıcılık, basit hırsızlık, güveni kötüye kullanma, konut dokunulmazlığının ihlali ile iş ve çalışma hürriyetinin ihlali gibi suçlar uzlaşma kapsamında değerlendirilmektedir.
Uzlaşma/ Uzlaştırma Nedir?
Uzlaşma ve ya uzlaşmak kelime manası ile farklı görüşteki veya anlaşmazlık yaşayan tarafların, karşılıklı olarak isteklerinden kısmen feragat edip ortak bir noktada buluşması ve anlaşmaya varması demektir. Ceza hukukunda uzlaşma ise, ceza muhakemesinde şüpheli veya sanık ile mağdurun, tarafsız bir uzlaştırmacı aracılığıyla anlaşmaya varmasıdır (CMK md. 253/1).
Uzlaştırma kurumu, uyuşmazlığın yargı dışı yolla ve fakat adli makamlar denetiminde çözümlenmesini amaçlayan bir alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Uzlaştırma kurumu, onarıcı adalet anlayışına dayanır. Amaç yalnızca cezalandırmak değil, mağdurun zararını gidermek ve toplumsal barışı sağlamaktır.
Uzlaşma Kapsamındaki Suçlar Nelerdir ?
- Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar.
- Kasten yaralama (üçüncü fıkra hariç, madde 86; madde 88)
- Taksirle yaralama (madde 89)
- Tehdit (madde 106, birinci fıkra)
- Konut dokunulmazlığının ihlali (madde 116)
- İş ve çalışma hürriyetinin ihlali (madde 117, birinci fıkra; madde 119
- Hırsızlık (madde 141)
- Güveni kötüye kullanma (üçüncü fıkra hariç, madde 155)
- Dolandırıcılık (madde 157)
- Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi (madde 165)
- Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması (madde 234)
- Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması suçları (dördüncü fıkra hariç, madde 239)
– Takibi şikayete bağlı suçlarda uzlaştırmaya tabidir.
- İcra – iflas suçları,
- Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu (m.123/1).
- Kişinin hatırasına hakaret suçu (m. 130/1, 2). Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hatırasına hakaret suçu uzlaşma tabi olan suçlardan değildir.
- Haberleşmenin gizliliğini ihlal Suçu (m. 132/1, 2, 3).
- Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçu (m.133/1, 2, 3)
- Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu (m.134/1, 2).
- Kullanma hırsızlığı suçu (m.146/1).
- Mala zarar verme suçu (m.151/1).
- İbadethanelere ve mezarlıklara zarar verme suçu.
- Hakkı olmayan yere tecavüz suçu
- Bedelsiz senedi kullanma suçu (m.156/1).
- Kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçu (m.160/1).
- Hileli iflas suçu (m. 161/1.
- Karşılıksız yararlanma suçu (m. 163/1,2)
- Şirket veya kooperatifler hakkında yanlış bilgi (m. 164/1)
- Bilgi vermeme suçu (m. 166/1)
- Açığa imzanın kötüye kullanılması suçu.
Uzlaştırma Kapsamında Olmayan Suçlar Nelerdir?
Uzlaştırma kapsamında olmayan suçlar, temel olarak Ceza Muhakemesi Kanunu m. 253’te sayılmayan veya kanun gereği açıkça uzlaştırma dışında bırakılan suçlardır. Kanun koyucu özellikle kamu düzenini ağır şekilde etkileyen, toplumsal zarar boyutu yüksek olan veya mağdurun korunmasının öncelikli olduğu bazı suçlarda uzlaştırma yolunu kapatmıştır. Uzlaştırma kapsamında olmayan suçlar kanun da şu şekilde ifade edilmiştir:
“Madde 253 –(3) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, ısrarlı takip suçunda (madde 123/A) ve hakaret suçunda (madde 125) uzlaştırma yoluna gidilemez. (Ek cümle: 26/6/2009 – 5918/8 md.) Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz. (Ek cümle:24/12/2025-7571/24 md.) Ancak önödeme kapsamına giren bir suç ile uzlaştırma kapsamına giren bir suçun birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde uzlaştırma kapsamındaki suç bakımından uzlaşma hükümleri uygulanır.”
Başlıca uzlaştırma kapsamında olmayan suçlar şunlardır:
- Kasten öldürme suçları
- Yağma (gasp) suçu
- Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçları
- Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar
- İşkence ve eziyet suçları
- İrtikap, zimmet, rüşvet gibi bazı kamu görevlisi suçları
- Resmî belgede sahtecilik gibi kamu güvenine karşı bazı suçlar
- Nitelikli dolandırıcılık suçlarının büyük bölümü
- Çocuğun cinsel istismarı suçu
- Terör suçları
- Devletin güvenliğine karşı suçlar
- Kadına karşı işlenen ve soruşturulması şikâyete bağlı olsa dahi bazı kasten yaralama suçları
Şu hususa da değinmek gerekir ki;
- Bir suç normalde uzlaştırmaya tabi olsa bile, suçun Aile İçi Şiddet kapsamında işlendiğinin anlaşılması halinde çoğu durumda uzlaştırma uygulanmaz.
- Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda tarafların anlaşmak istemesi sonucu değiştirmez; uzlaştırma yasa gereği mümkün değildir.
Uzlaştırma Koşulları Nelerdir?
Ceza Muhakemesi Kanunu m. 253’e göre uzlaştırma hükümlerinin uygulanabilmesi için belirli şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir.
- Uzlaştırma kapsamında değerlendirilebilmesi için öncelikle suçun kanunda uzlaştırmaya tabi suçlar arasında sayılması ve mağdurun gerçek kişi veya özel hukuk tüzel kişisi olması gerekir. Buna göre şirket, dernek, vakıf gibi özel hukuk tüzel kişilerine karşı işlenen bazı suçlar uzlaştırma kapsamında değerlendirilebilirken; kamu tüzel kişilerine karşı işlenen suçlarda uzlaştırma hükümleri uygulanamaz.
- Kural olarak soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar uzlaştırma kapsamındadır (CMK m. 253/1-a). Ancak kanun koyucu bazı suçları bu kapsamın dışında bırakmıştır. Özellikle Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar bakımından suç şikâyete tabi olsa dahi uzlaştırma hükümleri uygulanmaz.
- Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenen şikâyete bağlı suçlar, kanunda aksi belirtilmedikçe uzlaştırmaya tabi kabul edilmektedir. Buna karşılık, özel kanunlarda düzenlenen suçlar bakımından uzlaştırma hükümlerinin uygulanabilmesi için ilgili kanunda açık bir düzenleme bulunması gerekir (CMK m. 253/2). Bu nedenle özel kanunlarda yer alan ve şikâyete tabi olmayan suçların uzlaştırma kapsamına girebilmesi ancak kanunda açıkça öngörülmüş olmasına bağlıdır.
- Bunun yanında, uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, uzlaştırma kapsamında bulunmayan başka bir suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmesi hâlinde de uzlaştırma hükümleri uygulanmaz (CMK m. 253/3).
- Suçun birden fazla fail tarafından işlenmesi durumunda, failler arasında iştirak ilişkisi bulunsa da bulunmasa da yalnızca uzlaşan fail uzlaştırma hükümlerinden yararlanır. Buna karşılık suçun birden fazla mağduru bulunması hâlinde, şüpheli veya sanığın uzlaştırmadan yararlanabilmesi için tüm mağdurlar ile uzlaşma sağlanması gerekir. Mağdurlardan yalnızca bir kısmı ile uzlaşılması hâlinde uzlaştırma hükümleri uygulanamaz.
- Son olarak belirtmek gerekir ki taraflar arasında uzlaşma sağlanması hâlinde, uzlaşma sırasında tespit edilebilen zararlar bakımından soruşturma konusu suç nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası açılamaz; açılmış davalardan ise feragat edilmiş sayılır. Ancak uzlaşma anında öngörülemeyen veya sonradan ortaya çıkan zararlar bu kapsamda değerlendirilmez.
Uzlaştırma Süreci Nasıl İşler?
- Öncelikle savcılık, dosyanın uzlaştırma kapsamında olup olmadığını anlamak için incelemelerini yapar. Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir.
- Büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır.
- Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren yedi gün içinde kararını bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır.
- Uzlaşma teklifinde bulunulması halinde, kişiye uzlaşmanın mahiyeti ve uzlaşmayı kabul veya reddetmesinin hukukî sonuçları anlatılır.
- Birden fazla kişinin mağduriyetine veya zarar görmesine sebebiyet veren bir suçtan dolayı uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için, mağdur veya suçtan zarar görenlerin hepsinin uzlaşmayı kabul etmesi gerekir.
- Taraflar anlaşamazsa savcılık aşamasında iddianame düzenlenerek yargılamaya geçilir, mahkeme aşamasında ise dosya yargılamaya olduğu yerden devam edilir.
Mahkeme Tarafından Uzlaştırma
– Uzlaştırma süreci yalnızca soruşturma aşamasında değil, kovuşturma aşamasında da uygulanabilmektedir. Mahkeme tarafından uzlaştırma, dava açıldıktan sonra yargılama sırasında suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde savcılık tarafından yürütülen prosedürü uygular.
– Uygulamada mahkemeler, genellikle ileri bir tarihe duruşma günü vererek yargılamaya fiilen ara vermekte ve dosyayı uzlaştırma işlemlerinin yürütülmesi amacıyla uzlaştırma bürosuna göndermektedir. Uzlaştırma bürosu ise dosya kapsamında bir uzlaştırmacı görevlendirerek, tarafların uzlaşma müzakerelerine katılmasını sağlamak üzere gerekli girişimlerde bulunmaktadır.
– Kovuşturma aşamasında, uzlaştırma bürosu tarafından görevlendirilen uzlaştırmacının uzlaşmayı sağlayamaması durumunda dahi, taraflar mahkeme hüküm verinceye kadar kendi aralarında anlaşabilirler. Bu durumda, uzlaştıklarına dair belgeyi mahkemeye sunmaları veya duruşmada bunu beyan etmeleri yeterlidir. Mahkeme, bu beyan veya belgeyi dikkate alarak uzlaşma hükümlerine göre karar verir.
– Mahkeme tarafından başlatılan uzlaştırma sürecinin olumlu sonuçlanması ve edimin defaten yerine getirilmesi durumunda kamu davasının düşürülmesine karar verilir.
– Uzlaşma kapsamında kararlaştırılan edimin derhâl yerine getirilmemesi, ileri bir tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arz etmesi hâlinde, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilir.
Mahkeme Tarafından Uzlaştırmanın Önemi
Mahkeme aşamasında uzlaştırma, taraflara ikinci bir fırsat sunar. Özellikle soruşturma aşamasında çeşitli nedenlerle uzlaşma sağlanamamışsa, bu aşamada tarafların yeniden anlaşma imkânı doğar. Bu da hem yargılamanın daha kısa sürede sonuçlanmasını hem de mağdurun zararının daha hızlı giderilmesini sağlar.
Uzlaştırmacı Görevlendirilmesi ve Uzlaştırma Bürosu
- Uzlaştırma bürosu, Cumhuriyet başsavcılığı bünyesinde faaliyet gösteren ve uzlaştırma işlemlerinin yürütülmesinden sorumlu bir birimdir. Soruşturma veya kovuşturma aşamasında uzlaşma kapsamına giren bir suçun varlığı halinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir.
- Uzlaştırma bürosu, kendisine gönderilen dosya kapsamında bir uzlaştırmacı görevlendirir. Uzlaştırmacı, tarafsız ve bağımsız bir kişi olup, şüpheli veya sanık ile mağdur ya da suçtan zarar gören arasında iletişim kurarak uzlaşma sürecini yürütür.
- Görevlendirilen uzlaştırmacı, taraflara uzlaşma teklifini iletir ve müzakere sürecini organize eder. Bu süreçte tarafların beyanlarını alır, teklif ve karşı teklifleri iletir ve tarafların anlaşmaya varmasına yardımcı olur. Uzlaştırmacı, herhangi bir taraf lehine hareket edemez; görevi yalnızca taraflar arasında uzlaşmayı kolaylaştırmaktır.
- Uzlaştırma görüşmeleri sonucunda tarafların anlaşmaya varması halinde uzlaşma raporu düzenlenir ve uzlaştırma bürosuna sunulur. Taraflar arasında uzlaşma sağlanamaması durumunda ise bu husus raporlanarak dosya ilgili mercie iade edilir.
- Uzlaştırma bürosu, sürecin usulüne uygun yürütülmesini denetler ve gerekli işlemleri tamamlayarak dosyayı tekrar savcılığa veya mahkemeye gönderir.
Uzlaştırma Müzakerelerinin Süresi ve Yürütülme Usulü
Uzlaştırmacı, görevlendirildiği tarihten itibaren uzlaştırma işlemlerini kural olarak 30 gün içinde sonuçlandırmak zorundadır. Ancak gerekli görülmesi halinde bu süre, uzlaştırma bürosu tarafından uzatılabilir.
Kanun da şu şekilde ifade edilmektedir:
“(11)Görevlendirilen uzlaştırmacıya soruşturma dosyasında yer alan ve Cumhuriyet savcısınca uygun görülen belgelerin birer örneği verilir. Uzlaştırma bürosu uzlaştırmacıya, soruşturmanın gizliliği ilkesine uygun davranmakla yükümlü olduğunu hatırlatır.
(12) Uzlaştırmacı, dosya içindeki belgelerin birer örneği kendisine verildikten itibaren en geç otuz gün içinde uzlaştırma işlemlerini sonuçlandırır. Uzlaştırma bürosu bu süreyi her defasında yirmi günü geçmemek üzere en fazla iki kez daha uzatabilir.
(13) Uzlaştırma müzakereleri gizli olarak yürütülür. Uzlaştırma müzakerelerine şüpheli, mağdur, suçtan zarar gören, kanunî temsilci, müdafi ve vekil katılabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenin kendisi veya kanunî temsilcisi ya da vekilinin müzakerelere katılmaktan imtina etmesi halinde, uzlaşmayı kabul etmemiş sayılır.
(14) Uzlaştırmacı, müzakereler sırasında izlenmesi gereken yöntemle ilgili olarak Cumhuriyet savcısıyla görüşebilir; Cumhuriyet savcısı, uzlaştırmacıya talimat verebilir.
(15) Uzlaşma müzakereleri sonunda uzlaştırmacı, bir rapor hazırlayarak kendisine verilen belge örnekleriyle birlikte uzlaştırma bürosuna verir. Uzlaşmanın gerçekleşmesi halinde, tarafların imzalarını da içeren raporda, ne suretle uzlaşıldığı ayrıntılı olarak açıklanır. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/34 md.) Uzlaştırma bürosu soruşturma dosyasını, raporu ve varsa yazılı anlaşmayı Cumhuriyet savcısına gönderir.”
Konuya İlişkin Yargıtay Kararları
Yargıtay 2. Ceza Dairesi -2020/31643 E. 2022/11802 K. 08.06.2022 T.
“Sanık hakkında TCK 151/1, 102/1, 125/1, 116/4 maddeleri gereğince cezalandırılması talebiyle açılan davada mağdurun bütün suçlar yönünden şikayetinden vazgeçtiği, kovuşturma şartı olan vazgeçmeyi sanığın da kabul ettiği, TCK’nın 151/1 ve 125/1 maddeleri kapsamında açılan davada her iki suçun da şikayete ve uzlaşmaya tabi olduğu, TCK’nın 102/1 kapsamındaki suçun şikayete tabi olduğu ancak uzlaşmaya tabi olmadığı, TCK’nın 116/4 maddesi kapsamında kalan suçun ise resen takibinin gerektiği ancak uzlaşmaya tabi olduğu anlaşılmaktadır.
O yer Cumhuriyet Savcısı; “Sanık … hakkında mağdur …’a yönelik olmak üzere Cumhuriyet Başsavcılığımızca mala zarar verme, hakaret, basit cinsel saldırı ve nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından kamu davası açıldığı, 5271 sayılı CMK m. 253/3’de “Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, uzlaştırma yoluna gidilemez.(Ek cümle: 26/6/2009 – 5918/8 md.) Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” hükmünün düzenlendiği, somut olayımızda sanığın nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlal etme suçunu mala zarar verme ve basit cinsel saldırı suçlarıyla birlikte işlediği, mala zarar verme ve basit cinsel saldırı suçlarının uzlaşma kapsamında olmadığı, bu nedenle nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlal etme suçunda uzlaşma yoluna gidilemeyeceğinden verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu kanaatine varılmıştır.” gerekçesiyle temyiz etmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 15.11.2020 tarihli tebliğname ile “Sanığın üzerine atılı cinsel saldırı suçunun şikayete bağlı olmasına rağmen 5271 sayılı CMK’nın 253/3 maddesi gereğince uzlaşma yoluna gidilemeyeceğinden ve uzlaştırma kapsamına giren bir suçun uzlaştırma kapsamına girmeyen bir başka suçlar birlikte işlenmiş olması halinde de uzlaştırma hükümleri uygulanamayacağından atılı suçun uzlaştırma kapsamında kaldığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunduğundan” mahkemenin 5271 sayılı CMK’nın 253/1-b, 3 maddeleri gereğince konut dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen “Düşürülme” kararının “Bozulmasını” talep etmiştir.”
Yargıtay 18. Ceza Dairesi- 2017/5594 E. 2018/2019 K. 19.02.2018 T.
“Şüpheli hakkında Eskişehir Cumhuriyet başsavcılığınca müşteki vekilinin şikayeti üzerine hakaret ithamı ile yürütülen soruşturma kapsamında o tarihte yürürlükte bulunan 6763 sayılı yasa ile değişiklik öncesi CMK’nın 253 ve 254. maddeleri gereği, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçunun vasfı itibari ile bu suçun uzlaşmaya tabi olmadığı, uzlaşma teklifinde de bulunulmadığı, soruşturma sonunda Cumhuriyet Başsavcılığınca hakaret suçu, her ne kadar TCK’nın 125/3-a. maddesinde düzenlenen hakaret olarak nitelendirilmişse de, kovuşturma aşamasında hakaretin TCK’nın 125/2-1. maddesinde düzenlenen hakaret suçuna vücut verdiği gerekçesi ile bu madde kapsamında hüküm kurulduğu, hükmün temyiz edilmeden kesinleştiği ve bu karar nedeniyle kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.
5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253 ve devamı maddelerinde düzenlenen uzlaştırma müessesinde 24/11/2016 tarihinde kabul edilen 6763 sayılı Yasa ile köklü değişiklikler yapılmıştır. 6763 sayılı Kanun 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girmiştir.
6763 Sayılı Kanun ile değişiklik öncesi şikayete bağlı suçlar ile şikayete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın kasten yaralama (üçüncü fıkra hariç olmak üzere TCK’nın 86.maddesi), taksirle yaralama (TCK’nın 89. maddesi), konut dokunulmazlığının ihlali (TCK’nın 116. maddesi), çocuğun kaçırılması ve alıkonulması (TCK’nın 234. maddesi), ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması (TCK’nın 234. maddesi, dördüncü madde hariç) ve özel kanunlarda uzlaşmaya tabi olduğu belirtilen suçlar uzlaşmaya tabi suçlar idi. Bu genel kuralın istisnası olarak ta soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olsa da etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar uzlaşma kapsamında değildi. Ana kuralın bir diğer önemli istisnası da uzlaştırma kapsamına giren bir suçun uzlaşma kapsamına girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmesi durumu idi ki, bu durumda da uzlaşma hükümlerinin uygulanmayacağı yaptırım altına alınmıştı.
Yukarıda yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, şüpheli hakkında Cumhuriyet başsavcılığınca yapılan vasıflandırma nedeni ile uzlaşmaya tabi olmayan hakaret suçunun, kovuşturma aşamasında mahkemece vasfının TCK’nın 125/2-1. maddesinde düzenlenen suç olarak belirlenmesi ve suçun da hüküm tarihindeki düzenlemeye göre takibinin şikayete bağlı olduğundan uzlaşmaya tabi suçlardan olması karşısında; mahkemenin nitelendirmeden sonra yukarıda belirtilen CMK’nın hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 254. maddesinin atfı ile 253. maddedeki esas ve usullere göre uzlaşma teklifinde bulunması gerekirken, bu durumun gözetilmeyip, yazılı şekilde hüküm kurulmasının kanuna aykırı olduğu ve kanun yararına bozma talebinin yerinde olduğu görülmüştür.
Avukat Vekalet Ücreti Ne Kadardır?
Avukat vekalet ücreti, hakkınızda yürütülecek işlem ve dava üzerinden belirlenmektedir. Bilindiği üzere her yıl Türkiye Barolar Birliği tarafından hazırlanan “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi” yasalaşarak yürürlüğe girer. Görülen davalarda avukat vekalet ücreti, bu tarifede belirtilen ücretin altında bir tutar olarak belirlenemez, dolayısıyla her zaman sabit ve kesin değildir. Bununla birlikte Baro tarafından belirtilen asgari ücret tarifesinin üzerinde bir avukatlık ücreti belirlenmesi mümkün olabilir.
İlgili Yazılarımız
- Kusurluluk Nedir?
- Yağma Suçunun Nitelikli Halleri
- Kast Nedir?
- Taksir Nedir?
- Cinsel Taciz Suçu (TCK m.105)
- Yağma Suçu Ve Cezası
- Suç Üstlenme Suçu (TCK m.270)
- Kişisel Verilerin Kaydedilmesi Suçu (TCK m.135)
- Organ Ve Doku Ticareti Suçu (TCK m. 91)
Bizimle Nasıl İletişime Geçebilirsiniz?
Her türlü avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri hakkında bilgi almak için 0545 588 0258 numarası üzerinden tarafımıza ulaşabilir, her türlü sorunuz için [email protected] adresine mail gönderebilirsiniz. Ücretli danışmanlık veya avukatlık hizmeti almak için tarafımız ile iletişime geçebilirsiniz. (Avukatlık Kanunu uyarınca ücretsiz danışmanlık ve bilgi verme hizmetimiz bulunmamaktadır.)
AV.İREM BİKE DEMİRHAN